9 Ekim 2011 Pazar

Düşüşlerdeki Düşlerin Şeytanı…

I.
Sır perdesi var karşımda
Perdenin arka tarafı dolmuş acılarla
Açmayacağım, görmeyeceğim
Merak bile etmeyeceğim
Susacağım
Perdeye dokunmayacağım

II.
Korkuyorum
Hissetme korkularımı
Ürkütme duygularımı
Beni çağırıyor
Nerden geldiğini bile bilmediğim bir ses
Al onları kendine hapset
Ve
Ve bana gel diyor

III.
Direniyorum…
Sonu olmayan kuyulara düşüyorum
Düşüşler de düşler görüyorum
Ölmüşüm…
Bir anda canlanıyorum
Can alıyorum
Ne yaptığımı bilmeden
Korktuğum düşten uyanıyorum
Düşler gerçek olmaya başlıyor
Kalbim taş bağlıyor
Can alıyorum!
Canlar alıyorum!
Dün bir çocuğu hapsettim
Bu günse sevdiğimi
Yarın bir başka birini

IV.
Bencilce gelen sese hitap ediyorum
Bu ben değilim biliyorum
Ama durduramıyorum
Hükmediyor bana
Perdeyi açıyorum usulca
Cesetler çıkıyor karşıma
Anlam veremeden bir ses uğruna öldürdüğüm cesetler
Yine o ses kulaklarımda
Çınlıyor içimin korluklarında
Kanımda umarsızca dolaşan bir şey var
Adını koyamadığım
Gözümde canlandıramadığım
Sadece can almamı sağlayan
Ellerimi silah yapan

V.
Anlıyorum yavaşça
Şeytan hükmediyor bana…

29 Aralık 2010 Çarşamba

Hüzünlü Akşamlar

Ellerinden olsun ölümüm
Hisset beni Çözülsün kalp düğümüm
Hüzünlü Akşamlara veda ederken,Çıkı verdin karşıma silinip giderken.
Seninle unuttum ruhumdan savurdum Tüm anıları,Tüm acıları.
Silindi yanlızlık Huzurunda Kalbim,
Emerine amade Ruhum Bedenim...

Bu bir hasret,Bu bir özlem
Geçmişten öte geleceğe Bir sitem
Sevsem sonunu Düşünmesem,
Kalırmısın Benimle,Severmisin Edebiyen..

Hasret Değil nede özlem
İstediğim,Dilediğim bir tek sen
Olmasan,olmaz ! Barınamaz bu beden,
Yaşayamaz sana böylesine alışmışken,

Anlayamaz kimse BENİ,Bende ki SENİ
Taşınması Zor Olan sevdaları anlayamaz kimse!!
Düşünmem olacakları,silerim gecmişimi
Seviyorum Anlarmısın Derdimi...!!!

^^ Hakan Taşcı ^^

25 Kasım 2010 Perşembe

Mevsimler ve SEN


Yaprakların tam bir dallarına AŞIK olduğu Mevsimlere yaklaşdım..
İçimi üşüten rüzgar Güneşe devredicek az sonra yerini..
Yine bir Mevsim Geçicek gözümün önünden..
Dün üstümü ıslatan yağmur yarın gözlerimi kamaştıracak GÜNEŞİYLE..
Mevsimler böyle oynayacak rolünü..

Ya sen ?

AŞIK olduğun daldamı acıcaksın,yoksa yine kış gibi gizlimi kalıcaksın kozan'da..
Yine ayazamı çalacak sohbetlerin,ellerin ellerime buz mu kesicek yoksa..
Bu sefer YAĞMUR değil senmi ıslatacaksın gözlerimi?
Ben ne olursa olsun az sonra gözlerimi kapatacam..
Ve Biliyorum ki seher vaktine kadar bir yaprak renk Değiştirecek...
Olurda GÜNEŞ girerse kirpiklerinden iceri,GÖZLERİNİ kapatıp bir damla BENİ düşün..
Sonra göz bebeklerin yemyeşile Bürünsün..
Bütün Güzelliği ileeeee.....

Sen Gittiğin an Yanımdan biter Heyacanım Diyorum ama bitmiyor katkat artıyor,sanki senin yanında iken kendimi başka diyarlarda buluyorum..Evet Nasıl Bir AŞK'dır diye sorduğumda kendime ben bile cevap bulamıyorum Gömülüyorum Yanlızlıklara Yoksa ben MASALlar diyarındamığım yoksa Beni ben yapan o bakışlarındamı kaldım hala MASALLAR MASALLAR dİYARINNDAAA...Unut diyorlaryaaa nede kolay unutmak işte..Tek Birşey diyesim var odaaa SENİ SEVDİĞİMİ HAYYKIRRRMAKKK...Ama Geçiyor Mevsimler yine tektek Mevsimlerr ve SENNN.

18 Kasım 2010 Perşembe

Bari sırtımı döneyim dedim


…”Bari”

Bari sırtımı döneyim dedim şöyle bir arkamda olan biteni görmeyeyim

Bakayım o zaman nasıl oluyorumuş hayat .

Sonuçta kuyular arkamdan kazılmayacakmı? sırtımı dönersem ve ilerlersem düşmem herhalde diye düşündüm

Ayrıca bazı şeyleri arkasında bırakmayı bilmeli insan canı yansada yüreğini törpüleyebilmeli korkusuzca.

Bari bu şekilde takılacak bir şey kalmaz ayaklarıma hatta koşarım bile bakarsınız :) İnsan sırt çevirince bazı durumlara otomatik olarak kaidelerde şekil değiştiriyor. Yıllarca bunu bilip bunu söyledim ömrümün sonuna dekte sanırım buna inanacağım.

Neler mi bunlar mesela »arkandan gelen şeyden kaçabilirsin ama önündeyse yüzleşirsin

»Arkanda bomba patlarsa yıkımın şiddetini görmezden gelip gidebilirsin ama önünde patlarsa belkide sen bile zarar görebilirsin

»Arkandan laf söyleyenlerin kim olduğunu görmez canın acımadan ilerlersin ama önündeyse tek tek kimlikleriyle zehirlenirsin.


İşte bu ve daha niceleri yüzünden Bari bende arkamı döneyim sırtımı çevirip önüme yöneleyim dedim Arkamda pek çok Çınar Ağacını Bırakırken Yeni Fidanlarımı sulamaya giriştim.»

>>>>G.Öztürk <<<<<

12 Ağustos 2010 Perşembe

''Bir kadın çocuktur aslında''

Bir kadın çocuktur aslında..Çocuk gibi davranmayı sever.Erkeğin kendisine bir çocuğa gösterdiği şefkati göstermesini de ister....Bir çocuğu okşar gibi incitmekten korkarak okşamalıdır erkek kadını.Ama her kadın çocukça da olsa dinlenilmesini, dikkate alınmasını ister.Yani bir kadının çocukluk yapmasına izin vereceksiniz,ama asla onu bir Çocuk olarak görmeyeceksiniz.

Bir kadın güçlüdür aslında.Hatta erkeklerden çok daha güçlüdür.Ama bu gücünü her zaman ortaya koymasını sevmez.İster ki Erkeğin gücü kendisine huzur versin.Kendi kendine yapabileceği şeyleri bile Erkeğin yapmasını bekler.Böylece hem daha kadın olduğunu hissedecektir hem de erkeğinin ne kadar güçlü olduğunu görecektir.Ancak kadın gücünü göstermek istediğinde onu engelleyemezsiniz.Yapmak istediği bir şey varsa mutlaka yapar.

Bir kadın sevgilidir aslında. İçinde her zaman sevgiyi taşır.Sevdiklerinden kolay kolay ayrılamaz.Sevdiklerini kolay kolay kıramaz.Zor sever ama tam sever.Bir kadının tam anlamıyla sevebilmesi için yüreğinin kabul ettiğini beyninin de kabul etmesi gerekir.Ve sevmezse de onu asla sevmeye zorlayamazsınız.Belki kolayca yüreğine girebilirsiniz.Ancak beyninde yer etmemişseniz her an terk edilebilirsiniz.Sevmediği halde terk etmeyen kadınlar da var elbette.Bunun nedeni ise engelleyemedikleri "acımak" duygusudur.

Bir kadın yalnızdır aslında.Hiçbir zaman kadını bütünüyle elde edemezsiniz.Kendisine ait bir dünyası vardır ve orada hep yalnızdır.O dünyaya kimsenin girmesine izin vermez.Hiçbir anahtar o dünyanın kapısını açamaz.Yalnızlık onun sığınağıdır.O sığınağa ne zaman gireceğine, ne kadar kalacağına hep kendisi karar verir. Sığınaktayken oradan çıkmaya zorlarsanız onu sonsuza dek kaybedebilirsiniz.

Bir kadın bilgindir aslında.Neler yapabileceğini erkek aklI hayal bile edemez.Yaratıcılığının sınırı yoktur.Ama bunu ortaya çıkartmak için hayatının erkeğini bekler.Hoyratça harcamaz yaratıcılığını sadece erkeğine saklar.Bir kadının gerçek erkeği olmayı başarabilmişseniz çok şanslısınız demektir.Çünkü yaşamınız asla sıradan olmayacaktır.

Bir kadın hayattır aslında.Çünkü hayatın içinde olan her şey ancak kadınlar olduğunda anlam kazanıyor.Yemek yemek, su içmek bile.

Bir kadının elinden içtiğiniz suyla kendi kendinize bardağı doldurup içtiğiniz su arasındaki lezzet farkını anlayabiliyor musunuz?
Anlıyorsanız ne mutlu size. Anlamıyorsanız, ne yazık ki yaşamıyorsunuz...

27 Temmuz 2010 Salı

Sesimi bıraktım sana…

Sesimi bıraktım sana…
Adımı bıraktım…
Kişiliğimi…
Aşkımı bıraktım,sevdamı ve sevgimi…
‘’Aldın mı’’ diye sormayacağım,.
‘’Sesimi duydun mu? ‘’demeyeceğim.
‘’Adına bıraktığım şiiri okudun mu?’’ sorusunun ardına da düşmeyeceğim.O ses,anılar mahzeninde çürüsün…
O şiirin bütün kelimeleri çürüsün….
Çürüsün geçmişimin ve geleceğimin kimliği de…
Adım ,dudaklarımdan çıktığı haliyle dursun yüreğim ile yüreğinin arasında…Ben ,beni anlatmak istedim yanlnızca …
Bundan sana ne?
Seni sevdiğimden sanane?
Yüreğim ki hüzünler sığınağı…
Gözlerim,gözlerinin tutsağı,
Ellerim nice oldu karşılıksız bir sevginin ateşiyle kavrulmuş ellerin hasretinde…Ben senin hasretinde…
Sana aşık olduğumdan…
Gözlerinin gölgesinin gözlerimden uzak olduğundan…
Yüreğimin her daim yüreğimi dağladığından sana ne?
Sevdamı ve sevgimi, kapaksız bir şişeye kilitleyip adı ve mevcudiyeti meçhul bir okyanusa bırakır misali,ulaştırmak istemiştim sana…
Öyle olsun istemiştim
O şişe, zamanın ufkunda yol alsın.Ve hiçbir adresi olmasın.
Adressiz bir mekana, isimsiz bir zamana ulaşsın…
Senin o adressiz mekan ile isimsiz zamanda olmandan korkuyorum.Sesinin sesim ile karşı karşıya gelmesinden…
Yüzünün yüzümle,kalbimin kalbin ile yan yana durmasından korkuyorum.
Şimdi bir başıma oturmaktayım gecenin eşiğinde,
Karanlıkta çoban yıldızı misali ışıldıyor yüzün.
O yüzün aydınlığıyla yıkıyorum bedenimi,
Ve unutmak istiyorum bütün geçmişimi ve geleceğimi,şimdimi unuttuğum gibi…
Unutmak istiyorum kendimi ve kimliğimi…
Yolum şimdi kendimin de olmayan bir meçhul üzre….
Ben ,beni de sana bıraktım sevgimi ve sevdamı,karasevdamı da sana,gidiyorum işte….
sana sevgimi nasıl anlatabilirim daha,yada anlatmamalımıyım?bilmiyorum ama artık sevmekten yoruldum ,işte gidiyorum,,,,Devamını Gör

16 Temmuz 2010 Cuma

Mısraları ağlatasım var

Dolu dolu yazasım var bu gece
Sayfalar deniz,kalemim rüzgarın oğlu olsun istiyorum…
Rüzgar nasıl pür neşe ,ferah ferah akıyorsa denizin üstünden
İşte öyle kalemim de akıp gitsin istiyorum
Uzun zamandır boynu bükük kalmış sayfalarımın üstünde…

Öyle yazayım ki bu akşam
Hiç sabah olmasın
Hiç güneş doğmasın
Avuçlarım güneşin sıcağını tattığında yazmayı bırakmasın…
İşte öyle delicesine yazasım var bu gece

Sen dolanırken benim şehrimin sokaklarında
Ben dizelerimde dolaşayım
İlmek ilmek işleyeyim sevdamı dizelerime…
Her kelime sana çıksın
Her mısra seni çekip alsın bu şehrin sokaklarından
Koşa koşa benim kollarıma getirsin
İşte öyle…Öyle ...Yazmak istiyorum bu gece

Kelimelerimi ağlatmak istiyorum bu gece
Kana kana sana ağlasınlar istiyorum
Ağıt yaksınlar arkadan istiyorum.

İşte öyle yazmak istiyorum.

Tarifsiz bir acıyla kıvransın bu gece şiirlerim
İçimdeki acıyı anca böyle anlatabilirim.
İçimdeki “sana” bir tek böyle sesimi duyurabilirim

Sayfalarca yazasım var ama yaralarım öyle derin ki
İçim öyle acıyor öyle kanıyor ki…
Birkaç dizede yorgun düştü bedenim
Ellerim rüzgarın oğlunu tutamaz oldu.

Dolu dolu yazasım var bu gece
Ama bir o kadar da ağlayasım…

Kendimle birlikte mısraları da ağlatasım var bu gece...