Ellerinden olsun ölümüm
Hisset beni Çözülsün kalp düğümüm
Hüzünlü Akşamlara veda ederken,Çıkı verdin karşıma silinip giderken.
Seninle unuttum ruhumdan savurdum Tüm anıları,Tüm acıları.
Silindi yanlızlık Huzurunda Kalbim,
Emerine amade Ruhum Bedenim...
Bu bir hasret,Bu bir özlem
Geçmişten öte geleceğe Bir sitem
Sevsem sonunu Düşünmesem,
Kalırmısın Benimle,Severmisin Edebiyen..
Hasret Değil nede özlem
İstediğim,Dilediğim bir tek sen
Olmasan,olmaz ! Barınamaz bu beden,
Yaşayamaz sana böylesine alışmışken,
Anlayamaz kimse BENİ,Bende ki SENİ
Taşınması Zor Olan sevdaları anlayamaz kimse!!
Düşünmem olacakları,silerim gecmişimi
Seviyorum Anlarmısın Derdimi...!!!
^^ Hakan Taşcı ^^
29 Aralık 2010 Çarşamba
25 Kasım 2010 Perşembe
Mevsimler ve SEN

Yaprakların tam bir dallarına AŞIK olduğu Mevsimlere yaklaşdım..
İçimi üşüten rüzgar Güneşe devredicek az sonra yerini..
Yine bir Mevsim Geçicek gözümün önünden..
Dün üstümü ıslatan yağmur yarın gözlerimi kamaştıracak GÜNEŞİYLE..
Mevsimler böyle oynayacak rolünü..
Ya sen ?
AŞIK olduğun daldamı acıcaksın,yoksa yine kış gibi gizlimi kalıcaksın kozan'da..
Yine ayazamı çalacak sohbetlerin,ellerin ellerime buz mu kesicek yoksa..
Bu sefer YAĞMUR değil senmi ıslatacaksın gözlerimi?
Ben ne olursa olsun az sonra gözlerimi kapatacam..
Ve Biliyorum ki seher vaktine kadar bir yaprak renk Değiştirecek...
Olurda GÜNEŞ girerse kirpiklerinden iceri,GÖZLERİNİ kapatıp bir damla BENİ düşün..
Sonra göz bebeklerin yemyeşile Bürünsün..
Bütün Güzelliği ileeeee.....
Sen Gittiğin an Yanımdan biter Heyacanım Diyorum ama bitmiyor katkat artıyor,sanki senin yanında iken kendimi başka diyarlarda buluyorum..Evet Nasıl Bir AŞK'dır diye sorduğumda kendime ben bile cevap bulamıyorum Gömülüyorum Yanlızlıklara Yoksa ben MASALlar diyarındamığım yoksa Beni ben yapan o bakışlarındamı kaldım hala MASALLAR MASALLAR dİYARINNDAAA...Unut diyorlaryaaa nede kolay unutmak işte..Tek Birşey diyesim var odaaa SENİ SEVDİĞİMİ HAYYKIRRRMAKKK...Ama Geçiyor Mevsimler yine tektek Mevsimlerr ve SENNN.
18 Kasım 2010 Perşembe
Bari sırtımı döneyim dedim
…”Bari”
Bari sırtımı döneyim dedim şöyle bir arkamda olan biteni görmeyeyim
Bakayım o zaman nasıl oluyorumuş hayat .
Sonuçta kuyular arkamdan kazılmayacakmı? sırtımı dönersem ve ilerlersem düşmem herhalde diye düşündüm
Ayrıca bazı şeyleri arkasında bırakmayı bilmeli insan canı yansada yüreğini törpüleyebilmeli korkusuzca.
Bari bu şekilde takılacak bir şey kalmaz ayaklarıma hatta koşarım bile bakarsınız :) İnsan sırt çevirince bazı durumlara otomatik olarak kaidelerde şekil değiştiriyor. Yıllarca bunu bilip bunu söyledim ömrümün sonuna dekte sanırım buna inanacağım.
Neler mi bunlar mesela »arkandan gelen şeyden kaçabilirsin ama önündeyse yüzleşirsin
»Arkanda bomba patlarsa yıkımın şiddetini görmezden gelip gidebilirsin ama önünde patlarsa belkide sen bile zarar görebilirsin
»Arkandan laf söyleyenlerin kim olduğunu görmez canın acımadan ilerlersin ama önündeyse tek tek kimlikleriyle zehirlenirsin.
İşte bu ve daha niceleri yüzünden Bari bende arkamı döneyim sırtımı çevirip önüme yöneleyim dedim Arkamda pek çok Çınar Ağacını Bırakırken Yeni Fidanlarımı sulamaya giriştim.»
>>>>G.Öztürk <<<<<
12 Ağustos 2010 Perşembe
''Bir kadın çocuktur aslında''
Bir kadın çocuktur aslında..Çocuk gibi davranmayı sever.Erkeğin kendisine bir çocuğa gösterdiği şefkati göstermesini de ister....Bir çocuğu okşar gibi incitmekten korkarak okşamalıdır erkek kadını.Ama her kadın çocukça da olsa dinlenilmesini, dikkate alınmasını ister.Yani bir kadının çocukluk yapmasına izin vereceksiniz,ama asla onu bir Çocuk olarak görmeyeceksiniz.
Bir kadın güçlüdür aslında.Hatta erkeklerden çok daha güçlüdür.Ama bu gücünü her zaman ortaya koymasını sevmez.İster ki Erkeğin gücü kendisine huzur versin.Kendi kendine yapabileceği şeyleri bile Erkeğin yapmasını bekler.Böylece hem daha kadın olduğunu hissedecektir hem de erkeğinin ne kadar güçlü olduğunu görecektir.Ancak kadın gücünü göstermek istediğinde onu engelleyemezsiniz.Yapmak istediği bir şey varsa mutlaka yapar.
Bir kadın sevgilidir aslında. İçinde her zaman sevgiyi taşır.Sevdiklerinden kolay kolay ayrılamaz.Sevdiklerini kolay kolay kıramaz.Zor sever ama tam sever.Bir kadının tam anlamıyla sevebilmesi için yüreğinin kabul ettiğini beyninin de kabul etmesi gerekir.Ve sevmezse de onu asla sevmeye zorlayamazsınız.Belki kolayca yüreğine girebilirsiniz.Ancak beyninde yer etmemişseniz her an terk edilebilirsiniz.Sevmediği halde terk etmeyen kadınlar da var elbette.Bunun nedeni ise engelleyemedikleri "acımak" duygusudur.
Bir kadın yalnızdır aslında.Hiçbir zaman kadını bütünüyle elde edemezsiniz.Kendisine ait bir dünyası vardır ve orada hep yalnızdır.O dünyaya kimsenin girmesine izin vermez.Hiçbir anahtar o dünyanın kapısını açamaz.Yalnızlık onun sığınağıdır.O sığınağa ne zaman gireceğine, ne kadar kalacağına hep kendisi karar verir. Sığınaktayken oradan çıkmaya zorlarsanız onu sonsuza dek kaybedebilirsiniz.
Bir kadın bilgindir aslında.Neler yapabileceğini erkek aklI hayal bile edemez.Yaratıcılığının sınırı yoktur.Ama bunu ortaya çıkartmak için hayatının erkeğini bekler.Hoyratça harcamaz yaratıcılığını sadece erkeğine saklar.Bir kadının gerçek erkeği olmayı başarabilmişseniz çok şanslısınız demektir.Çünkü yaşamınız asla sıradan olmayacaktır.
Bir kadın hayattır aslında.Çünkü hayatın içinde olan her şey ancak kadınlar olduğunda anlam kazanıyor.Yemek yemek, su içmek bile.
Bir kadının elinden içtiğiniz suyla kendi kendinize bardağı doldurup içtiğiniz su arasındaki lezzet farkını anlayabiliyor musunuz?
Anlıyorsanız ne mutlu size. Anlamıyorsanız, ne yazık ki yaşamıyorsunuz...
Bir kadın güçlüdür aslında.Hatta erkeklerden çok daha güçlüdür.Ama bu gücünü her zaman ortaya koymasını sevmez.İster ki Erkeğin gücü kendisine huzur versin.Kendi kendine yapabileceği şeyleri bile Erkeğin yapmasını bekler.Böylece hem daha kadın olduğunu hissedecektir hem de erkeğinin ne kadar güçlü olduğunu görecektir.Ancak kadın gücünü göstermek istediğinde onu engelleyemezsiniz.Yapmak istediği bir şey varsa mutlaka yapar.
Bir kadın sevgilidir aslında. İçinde her zaman sevgiyi taşır.Sevdiklerinden kolay kolay ayrılamaz.Sevdiklerini kolay kolay kıramaz.Zor sever ama tam sever.Bir kadının tam anlamıyla sevebilmesi için yüreğinin kabul ettiğini beyninin de kabul etmesi gerekir.Ve sevmezse de onu asla sevmeye zorlayamazsınız.Belki kolayca yüreğine girebilirsiniz.Ancak beyninde yer etmemişseniz her an terk edilebilirsiniz.Sevmediği halde terk etmeyen kadınlar da var elbette.Bunun nedeni ise engelleyemedikleri "acımak" duygusudur.
Bir kadın yalnızdır aslında.Hiçbir zaman kadını bütünüyle elde edemezsiniz.Kendisine ait bir dünyası vardır ve orada hep yalnızdır.O dünyaya kimsenin girmesine izin vermez.Hiçbir anahtar o dünyanın kapısını açamaz.Yalnızlık onun sığınağıdır.O sığınağa ne zaman gireceğine, ne kadar kalacağına hep kendisi karar verir. Sığınaktayken oradan çıkmaya zorlarsanız onu sonsuza dek kaybedebilirsiniz.
Bir kadın bilgindir aslında.Neler yapabileceğini erkek aklI hayal bile edemez.Yaratıcılığının sınırı yoktur.Ama bunu ortaya çıkartmak için hayatının erkeğini bekler.Hoyratça harcamaz yaratıcılığını sadece erkeğine saklar.Bir kadının gerçek erkeği olmayı başarabilmişseniz çok şanslısınız demektir.Çünkü yaşamınız asla sıradan olmayacaktır.
Bir kadın hayattır aslında.Çünkü hayatın içinde olan her şey ancak kadınlar olduğunda anlam kazanıyor.Yemek yemek, su içmek bile.
Bir kadının elinden içtiğiniz suyla kendi kendinize bardağı doldurup içtiğiniz su arasındaki lezzet farkını anlayabiliyor musunuz?
Anlıyorsanız ne mutlu size. Anlamıyorsanız, ne yazık ki yaşamıyorsunuz...
27 Temmuz 2010 Salı
Sesimi bıraktım sana…
Sesimi bıraktım sana…
Adımı bıraktım…
Kişiliğimi…
Aşkımı bıraktım,sevdamı ve sevgimi…
‘’Aldın mı’’ diye sormayacağım,.
‘’Sesimi duydun mu? ‘’demeyeceğim.
‘’Adına bıraktığım şiiri okudun mu?’’ sorusunun ardına da düşmeyeceğim.O ses,anılar mahzeninde çürüsün…
O şiirin bütün kelimeleri çürüsün….
Çürüsün geçmişimin ve geleceğimin kimliği de…
Adım ,dudaklarımdan çıktığı haliyle dursun yüreğim ile yüreğinin arasında…Ben ,beni anlatmak istedim yanlnızca …
Bundan sana ne?
Seni sevdiğimden sanane?
Yüreğim ki hüzünler sığınağı…
Gözlerim,gözlerinin tutsağı,
Ellerim nice oldu karşılıksız bir sevginin ateşiyle kavrulmuş ellerin hasretinde…Ben senin hasretinde…
Sana aşık olduğumdan…
Gözlerinin gölgesinin gözlerimden uzak olduğundan…
Yüreğimin her daim yüreğimi dağladığından sana ne?
Sevdamı ve sevgimi, kapaksız bir şişeye kilitleyip adı ve mevcudiyeti meçhul bir okyanusa bırakır misali,ulaştırmak istemiştim sana…
Öyle olsun istemiştim
O şişe, zamanın ufkunda yol alsın.Ve hiçbir adresi olmasın.
Adressiz bir mekana, isimsiz bir zamana ulaşsın…
Senin o adressiz mekan ile isimsiz zamanda olmandan korkuyorum.Sesinin sesim ile karşı karşıya gelmesinden…
Yüzünün yüzümle,kalbimin kalbin ile yan yana durmasından korkuyorum.
Şimdi bir başıma oturmaktayım gecenin eşiğinde,
Karanlıkta çoban yıldızı misali ışıldıyor yüzün.
O yüzün aydınlığıyla yıkıyorum bedenimi,
Ve unutmak istiyorum bütün geçmişimi ve geleceğimi,şimdimi unuttuğum gibi…
Unutmak istiyorum kendimi ve kimliğimi…
Yolum şimdi kendimin de olmayan bir meçhul üzre….
Ben ,beni de sana bıraktım sevgimi ve sevdamı,karasevdamı da sana,gidiyorum işte….
sana sevgimi nasıl anlatabilirim daha,yada anlatmamalımıyım?bilmiyorum ama artık sevmekten yoruldum ,işte gidiyorum,,,,Devamını Gör
Adımı bıraktım…
Kişiliğimi…
Aşkımı bıraktım,sevdamı ve sevgimi…
‘’Aldın mı’’ diye sormayacağım,.
‘’Sesimi duydun mu? ‘’demeyeceğim.
‘’Adına bıraktığım şiiri okudun mu?’’ sorusunun ardına da düşmeyeceğim.O ses,anılar mahzeninde çürüsün…
O şiirin bütün kelimeleri çürüsün….
Çürüsün geçmişimin ve geleceğimin kimliği de…
Adım ,dudaklarımdan çıktığı haliyle dursun yüreğim ile yüreğinin arasında…Ben ,beni anlatmak istedim yanlnızca …
Bundan sana ne?
Seni sevdiğimden sanane?
Yüreğim ki hüzünler sığınağı…
Gözlerim,gözlerinin tutsağı,
Ellerim nice oldu karşılıksız bir sevginin ateşiyle kavrulmuş ellerin hasretinde…Ben senin hasretinde…
Sana aşık olduğumdan…
Gözlerinin gölgesinin gözlerimden uzak olduğundan…
Yüreğimin her daim yüreğimi dağladığından sana ne?
Sevdamı ve sevgimi, kapaksız bir şişeye kilitleyip adı ve mevcudiyeti meçhul bir okyanusa bırakır misali,ulaştırmak istemiştim sana…
Öyle olsun istemiştim
O şişe, zamanın ufkunda yol alsın.Ve hiçbir adresi olmasın.
Adressiz bir mekana, isimsiz bir zamana ulaşsın…
Senin o adressiz mekan ile isimsiz zamanda olmandan korkuyorum.Sesinin sesim ile karşı karşıya gelmesinden…
Yüzünün yüzümle,kalbimin kalbin ile yan yana durmasından korkuyorum.
Şimdi bir başıma oturmaktayım gecenin eşiğinde,
Karanlıkta çoban yıldızı misali ışıldıyor yüzün.
O yüzün aydınlığıyla yıkıyorum bedenimi,
Ve unutmak istiyorum bütün geçmişimi ve geleceğimi,şimdimi unuttuğum gibi…
Unutmak istiyorum kendimi ve kimliğimi…
Yolum şimdi kendimin de olmayan bir meçhul üzre….
Ben ,beni de sana bıraktım sevgimi ve sevdamı,karasevdamı da sana,gidiyorum işte….
sana sevgimi nasıl anlatabilirim daha,yada anlatmamalımıyım?bilmiyorum ama artık sevmekten yoruldum ,işte gidiyorum,,,,Devamını Gör
16 Temmuz 2010 Cuma
Mısraları ağlatasım var
Dolu dolu yazasım var bu gece
Sayfalar deniz,kalemim rüzgarın oğlu olsun istiyorum…
Rüzgar nasıl pür neşe ,ferah ferah akıyorsa denizin üstünden
İşte öyle kalemim de akıp gitsin istiyorum
Uzun zamandır boynu bükük kalmış sayfalarımın üstünde…
Öyle yazayım ki bu akşam
Hiç sabah olmasın
Hiç güneş doğmasın
Avuçlarım güneşin sıcağını tattığında yazmayı bırakmasın…
İşte öyle delicesine yazasım var bu gece
Sen dolanırken benim şehrimin sokaklarında
Ben dizelerimde dolaşayım
İlmek ilmek işleyeyim sevdamı dizelerime…
Her kelime sana çıksın
Her mısra seni çekip alsın bu şehrin sokaklarından
Koşa koşa benim kollarıma getirsin
İşte öyle…Öyle ...Yazmak istiyorum bu gece
Kelimelerimi ağlatmak istiyorum bu gece
Kana kana sana ağlasınlar istiyorum
Ağıt yaksınlar arkadan istiyorum.
İşte öyle yazmak istiyorum.
Tarifsiz bir acıyla kıvransın bu gece şiirlerim
İçimdeki acıyı anca böyle anlatabilirim.
İçimdeki “sana” bir tek böyle sesimi duyurabilirim
Sayfalarca yazasım var ama yaralarım öyle derin ki
İçim öyle acıyor öyle kanıyor ki…
Birkaç dizede yorgun düştü bedenim
Ellerim rüzgarın oğlunu tutamaz oldu.
Dolu dolu yazasım var bu gece
Ama bir o kadar da ağlayasım…
Kendimle birlikte mısraları da ağlatasım var bu gece...
Sayfalar deniz,kalemim rüzgarın oğlu olsun istiyorum…
Rüzgar nasıl pür neşe ,ferah ferah akıyorsa denizin üstünden
İşte öyle kalemim de akıp gitsin istiyorum
Uzun zamandır boynu bükük kalmış sayfalarımın üstünde…
Öyle yazayım ki bu akşam
Hiç sabah olmasın
Hiç güneş doğmasın
Avuçlarım güneşin sıcağını tattığında yazmayı bırakmasın…
İşte öyle delicesine yazasım var bu gece
Sen dolanırken benim şehrimin sokaklarında
Ben dizelerimde dolaşayım
İlmek ilmek işleyeyim sevdamı dizelerime…
Her kelime sana çıksın
Her mısra seni çekip alsın bu şehrin sokaklarından
Koşa koşa benim kollarıma getirsin
İşte öyle…Öyle ...Yazmak istiyorum bu gece
Kelimelerimi ağlatmak istiyorum bu gece
Kana kana sana ağlasınlar istiyorum
Ağıt yaksınlar arkadan istiyorum.
İşte öyle yazmak istiyorum.
Tarifsiz bir acıyla kıvransın bu gece şiirlerim
İçimdeki acıyı anca böyle anlatabilirim.
İçimdeki “sana” bir tek böyle sesimi duyurabilirim
Sayfalarca yazasım var ama yaralarım öyle derin ki
İçim öyle acıyor öyle kanıyor ki…
Birkaç dizede yorgun düştü bedenim
Ellerim rüzgarın oğlunu tutamaz oldu.
Dolu dolu yazasım var bu gece
Ama bir o kadar da ağlayasım…
Kendimle birlikte mısraları da ağlatasım var bu gece...
6 Temmuz 2010 Salı
ßugün Seni anLatmak iStedim.
ßugün Seni anLatmak iStedi kaLemim kağıtLaRa.. YazMak iSteDi Seni
SayfaLarCa..
Farkındaydı aSLında Seni anLatacak, Seni tanımLayacak cümLeLer topLuLuğu
yokTu..
Ama yinede Seni anLatmak iStedi biLe biLe.. ßiLe ßiLe Seni tanımLamak
iStedi..
O kadar çok ßüyüdün ki iÇimde,yüreğim küÇük geLmeye ßaŞLadı..
TaŞarcaSına yüreğimden taŞarcaSına..!
Sonu ßeLiRSiz diyarLara,hayaLLeRe,düŞLere doğRu SürükLenmeye
ßaŞLadın..
Artık ßen ßiLe engeL oLamıyoRum taŞarcaSına çoğaLan Sevgine..
eLimde değiL,saniSeLer,SaniyeLer,DakikaLar,SaatLer,günLer,haFtaLar,
yıLLar geçtikÇe dahada ßüyüyorSun iÇimde.. Sen miSin iÇimde Seni
ßüyüten..?
YokSa ßen miyim Seni ßu kadar gözümde ßüyüten..?
EŞin,benzeRin oLmadığına o Kadar Çok inanmıŞım ki bi biLSen.. Kime
ßakSam Seni GörüyoRum.. Kimin SeSini duySam Senin SeSin.. NeReye daLSam
ßakıŞLarın..
AkLımda İçimi titreden güLüŞün.. ßahar kokuLaRında kokunu arıyoRum..Hiç kimSe Sen değiL,her yürekte Seni aRıyorum.. Yüreğini aRıyoRum..
ßana göRe ßeLkide ama o eŞSiz Sevgini aRıyoRum ßaŞka kaLpLeRde..
Ama ßuLamıYoRumm..
AsLında Seni Çok Seviyorum Sana Seni SeviyoRum demekLe geçiŞtiriyorum..
Utanıyorum,çekiniyoRum,iTiRaf edemiyoRum Sana.. İmkanSız geLiyoRSun
ßana..
İmkanSız geLiyoR Sana oLan Sevgim.. ßen kim, o kim? diyoRum hep..
Aşk,GeRçek Sevgi Sınır,imKan,engeL TanıR mı? SöyLe ßana cevap Ver
TanıR MıSın Sevdiğim..? EL uzaTSam geL deSem geLir miSin? SonSuza kadar
ßenimLe oLabiLiR miSin?
Yada SuS ve Sadece GözLeRime ßak..
Ya kaL Sonuna KadaR..
Yada gözLeRini gözLeRimden aL ve GiT..
SayfaLarCa..
Farkındaydı aSLında Seni anLatacak, Seni tanımLayacak cümLeLer topLuLuğu
yokTu..
Ama yinede Seni anLatmak iStedi biLe biLe.. ßiLe ßiLe Seni tanımLamak
iStedi..
O kadar çok ßüyüdün ki iÇimde,yüreğim küÇük geLmeye ßaŞLadı..
TaŞarcaSına yüreğimden taŞarcaSına..!
Sonu ßeLiRSiz diyarLara,hayaLLeRe,düŞLere doğRu SürükLenmeye
ßaŞLadın..
Artık ßen ßiLe engeL oLamıyoRum taŞarcaSına çoğaLan Sevgine..
eLimde değiL,saniSeLer,SaniyeLer,DakikaLar,SaatLer,günLer,haFtaLar,
yıLLar geçtikÇe dahada ßüyüyorSun iÇimde.. Sen miSin iÇimde Seni
ßüyüten..?
YokSa ßen miyim Seni ßu kadar gözümde ßüyüten..?
EŞin,benzeRin oLmadığına o Kadar Çok inanmıŞım ki bi biLSen.. Kime
ßakSam Seni GörüyoRum.. Kimin SeSini duySam Senin SeSin.. NeReye daLSam
ßakıŞLarın..
AkLımda İçimi titreden güLüŞün.. ßahar kokuLaRında kokunu arıyoRum..Hiç kimSe Sen değiL,her yürekte Seni aRıyorum.. Yüreğini aRıyoRum..
ßana göRe ßeLkide ama o eŞSiz Sevgini aRıyoRum ßaŞka kaLpLeRde..
Ama ßuLamıYoRumm..
AsLında Seni Çok Seviyorum Sana Seni SeviyoRum demekLe geçiŞtiriyorum..
Utanıyorum,çekiniyoRum,iTiRaf edemiyoRum Sana.. İmkanSız geLiyoRSun
ßana..
İmkanSız geLiyoR Sana oLan Sevgim.. ßen kim, o kim? diyoRum hep..
Aşk,GeRçek Sevgi Sınır,imKan,engeL TanıR mı? SöyLe ßana cevap Ver
TanıR MıSın Sevdiğim..? EL uzaTSam geL deSem geLir miSin? SonSuza kadar
ßenimLe oLabiLiR miSin?
Yada SuS ve Sadece GözLeRime ßak..
Ya kaL Sonuna KadaR..
Yada gözLeRini gözLeRimden aL ve GiT..
2 Temmuz 2010 Cuma
Bir öyküsün sen artık hep..

Hayatla mücadelemde saflarımın çoğunu kaybettiğim günlerdi.Birbirinin aynı olan günlerde bana uzatılan her dalı işte beni kurtaracak dal diye hiç geri çevirmeden tutuyordum.
Daha elimi uzatır uzatmaz kırılacağını biliyordum oysa yenilgiyi asla kabullenmeyen beynim, sevmekten hiç yorulmayan yüreğim, alarm zilleri çalıyordu sanki ikisini de kaybetmek üzereydim.
Ben, ben olmaktan çıkıyordum.Bunu fark ettiğim anda bir şey yapamamanın acısıyla gittikçe kabuğuma çekiliyordum.Zevk aldığım hiç bir şey istemiyordum.Ne beklediğimi de bilmiyordum.Bitmeyen geceler,huzursuz uykular,uyanmak istemediğim sabahlar birbirini kovalıyordu.
Geleceğe dair umutlarımın birer birer beni terk ettiği o günlerde sürpriz yaptın sen bana birden çıkıverdin karşıma işte.
Yüreğim yeniden canlanmaya başladı.Nasıl olduğunu unuttuğum gülümseme yeniden yayıldı yüzüme.Kabuğum kırıldı,karanlık dağıldı,umutlar yeşerip içimdeki yerini aldı.
Sabah olsun diye odaları arşınladığımı gecelerin bitmesini istemiyorum artık.Çünkü sen varsın.seni yaşamak istiyorum.
Yaşadıkça çoğalacaksın.Sonsuz bir keşfe çıkacağım seninle.Her gün yepyeni şeyler bulacağım sende keşfetmekten,seni öğrenmekten hiç bıkmayacağım.
Yastığa başıma koyup gözümü kapadığım da içimi sonsuz bir huzur kaplayacak biliyorum.Aylardır uyuyamadığım uykuları bir çırpıda uyuyacağım.Yürek çarpıntılarıyla dolu karanlık saatler bitecek.Gecemi de gündüzümü de sen dolduracaksın.Senden öncesine ait ne varsa hepsini döktüm denize.Kimselere vermeye kıyamadığım maviyi getirdim sana,al ve yerleştir yüreğine.
Seninle birlikte yenilendiğimi hissediyorum.
Her sabah yeni güne değil,mutluluğa uyanacağım.Her sabah bütün hücrelerimin sanki ilk kez o gün doğmuşlar gibi harekete geçişini hayret ve heyecanla izleyeceğim.
Sesini duymak gücümü artırıyor,tükenmeyecek bir enerji veriyor.
Sen benim için bir şanssın.Hayat her zaman böyle şanslar sunmaz insana.Sunduğunda da bunun değerini bilmek gerek.Ve ben,Hayatın bana verdiği bu şansı sonuna kadar kullanmaya kararlıyım.Bir öyküsün sen artık hep yazılacak ama sonu hiç gelmeyecek bir öykü.
SEN BU SEVGİYİ KALDIRABİLİR MİSİNN
Gel desem sana…hiçbir şey sorma hiçbir şey konuşma sadece gel..gelirmisin? hadi desem yada..hiç birşey sormadan yine benimle yürür müsün sonu belirsiz…?? bakmasan görmesen duymasan beni günlerce..aylarca belki..yine beni severmisin??gözden ırak olan gönülden de uzak olurmuş derler ya… yanımda olup uzak olanlardansanuzakta olup içimde olmayı becerebilirmisin..aylar sonrayıllar belki.. ’’seni sevdim .. senden gelen iyi kötü herşeyi sevdim ve hep seveceğim ” diyebilirmisin?? yanımda otururken bile zaman zaman deli gibi özleyebilir misin?? her ayrılışımızda sabahabir daha görmeme korkusuyla deliril misin her gelen telefonda ”ben diye irkilir misin sebepsiz?? beni her dakikana taşıyıp yaşamayı becerebilir misin?? beniben gibi sevebilirmisin..? delirsem bi gün..” CANIMMMM diye sarılabilir misin….? kapris yapmak i stesem ..yapsam hattaa şımarıpkalabalıklarda elimi tutabilir misin…? hayat birgün bana oynarsamaskeleri yırtıp her yerimde yine beni görebilirmisin..??
ne şart ne konum olursa olsungözbebeklerimin hep aynı bakacağını bilebilirmisin..? yada ben hayatla oynamaya kalkarsam birgün nefesimden sıkılıp
ölsem birgünyaşadığın her gün için benimle ”bir saniye için bile pişman degilim ”
diyebilirmisin…? SEN BU SEVGİYİ KALDIRABİLİR MİSİNN
ne şart ne konum olursa olsungözbebeklerimin hep aynı bakacağını bilebilirmisin..? yada ben hayatla oynamaya kalkarsam birgün nefesimden sıkılıp
ölsem birgünyaşadığın her gün için benimle ”bir saniye için bile pişman degilim ”
diyebilirmisin…? SEN BU SEVGİYİ KALDIRABİLİR MİSİNN
Aşkın anahtarı cesaret değil mi yar?
Hiçbir duygumu ertelemedim ben. Yaşayacağım hiçbir şeyi sonraya bırakmadım.Sonra diye bir şeyin olmadığını biliyorum çünkü. Hep yarına dair hayaller kurmak,gelmesi mümkün olmayacak zamanları beklemek benim işim değil.
Aşk zamana meydan okur ama sen karşı koyamazsın ona. Orada durup öylece bekleyemezsin geleceği.Bir adım atmalısın,bir el uzatmalısın aşka doğru..!
Aşkın anahtarı cesaret değil mi yar? Cesur olmak gerekmez mi bir sevdayı yaşamak, büyütmek için?
Kaç gece yalnız geçti hesaplasana… Kaç gece bir sonraki günü düşünerek geçti.Neler yapabilirdik,neler yaşayabilirdik düşünsene..!Her sabahı birlikte karşılamak vardı seninle.Gözünü açar açmaz ilk gördüğün şey ben olurdum ve sen benim yüzümde mutluluğu görürdün.
Bu kentin sokaklarında el ele dolaşabilirdik.Girmediğimiz sokak kalmazdı.Bakışlara aldırmadan sokağın ortasında sarılıp öpebilirdim seni.
Bir şarkıyı sözlerini bilmesek bile bağıra çağıra söyleyebilirdik. Sonra bir filme gider,bir kitap okur,bir martının bir lokma simit kapabilmek için vapurların peşinden bıkmadan uçuşunu izleyebilirdik.Paylaştığımız her an beynimize bir daha çıkmamak üzere kazınırdı.Özlerdik birbirimizi delicesine.Bir saati yalnız geçirsek,bir sonraki saati iki saatlik yaşardık.
Peki biz ne yaptık.Aşkı bir bekleyişin sırtına yükleyip ona sadece uzaktan bakmakla yetindik.Her an aşkı yaşamak varken, her gün birbirimizi yeniden keşfetmek varken, bu yolda birer kaşif olmak varken sürgünleri yaşamaya mahkum ettik birbirimizi. Bu sürgünlüğe son vermenin zamanı geldi artık.Sana huzur vaat etmiyorum.Aşkta huzur arayan yanılır.Ben tutkunun,en koyu sevdanın sözcüğüyüm.Onlar adına konuşuyorum.
Gözlerinin içine bakıp “Seni Seviyorum” demek istiyorum.Aşkın akışına kapılıp hiçbir kaygı duymadan gidebildiğim yere kadar gitmek istiyorum.Kokunu içime çekmek, teninin sıcaklığıyla irkilmek istiyorum.Yaşama senin adınla anlam katmak,mutluluğu bulmak ve bir daha kaybetmemek istiyorum.
Seni istiyorum eey yar!
Canıma bir can daha katmak için,ruhumun yalnızlığına,yüreğimin acısına son vermek için,daha mavi bir deniz,daha mavi bir gökyüzü, daha mavi bir sevda için…
Seni İstiyorum, Yarın, Öbür Gün, Öbür Hafta, Öbür Ay, Öbür Yıl değil….. Şimdi!
Aşk zamana meydan okur ama sen karşı koyamazsın ona. Orada durup öylece bekleyemezsin geleceği.Bir adım atmalısın,bir el uzatmalısın aşka doğru..!
Aşkın anahtarı cesaret değil mi yar? Cesur olmak gerekmez mi bir sevdayı yaşamak, büyütmek için?
Kaç gece yalnız geçti hesaplasana… Kaç gece bir sonraki günü düşünerek geçti.Neler yapabilirdik,neler yaşayabilirdik düşünsene..!Her sabahı birlikte karşılamak vardı seninle.Gözünü açar açmaz ilk gördüğün şey ben olurdum ve sen benim yüzümde mutluluğu görürdün.
Bu kentin sokaklarında el ele dolaşabilirdik.Girmediğimiz sokak kalmazdı.Bakışlara aldırmadan sokağın ortasında sarılıp öpebilirdim seni.
Bir şarkıyı sözlerini bilmesek bile bağıra çağıra söyleyebilirdik. Sonra bir filme gider,bir kitap okur,bir martının bir lokma simit kapabilmek için vapurların peşinden bıkmadan uçuşunu izleyebilirdik.Paylaştığımız her an beynimize bir daha çıkmamak üzere kazınırdı.Özlerdik birbirimizi delicesine.Bir saati yalnız geçirsek,bir sonraki saati iki saatlik yaşardık.
Peki biz ne yaptık.Aşkı bir bekleyişin sırtına yükleyip ona sadece uzaktan bakmakla yetindik.Her an aşkı yaşamak varken, her gün birbirimizi yeniden keşfetmek varken, bu yolda birer kaşif olmak varken sürgünleri yaşamaya mahkum ettik birbirimizi. Bu sürgünlüğe son vermenin zamanı geldi artık.Sana huzur vaat etmiyorum.Aşkta huzur arayan yanılır.Ben tutkunun,en koyu sevdanın sözcüğüyüm.Onlar adına konuşuyorum.
Gözlerinin içine bakıp “Seni Seviyorum” demek istiyorum.Aşkın akışına kapılıp hiçbir kaygı duymadan gidebildiğim yere kadar gitmek istiyorum.Kokunu içime çekmek, teninin sıcaklığıyla irkilmek istiyorum.Yaşama senin adınla anlam katmak,mutluluğu bulmak ve bir daha kaybetmemek istiyorum.
Seni istiyorum eey yar!
Canıma bir can daha katmak için,ruhumun yalnızlığına,yüreğimin acısına son vermek için,daha mavi bir deniz,daha mavi bir gökyüzü, daha mavi bir sevda için…
Seni İstiyorum, Yarın, Öbür Gün, Öbür Hafta, Öbür Ay, Öbür Yıl değil….. Şimdi!
1 Temmuz 2010 Perşembe
''Unutulmuyor, bitmiyor, geçip gitmiyor''
Her gece olduğundan biraz daha muhtacım sana…
Unutulmuyor bitmiyor geçip gitmiyor...Hayır sana değil; Seni kırıp üzen şu aptallığıma…
Ne olursa olsun
Zamanım da mekanım da değişmiyor Hep her zaman aynı yere çıkıyor bütün yollar;
Sana!..
Uzun zaman oldu içimdeki maviler donalı.Kendim seçtim sevdayı tek başıma
yaşamayı.Yalnızlığımın sorumluluğunu taşıyacak kadar da yürekli olduğumu
düşünür ve söylerdim herkese gururla.Geceler sancı olur işlerdi içime ama
yüreğimde yaşattığım sevdamı düşündükçe içime yayılan sıcaklık alıp Öldürürdü
tüm sancılarımı...
Ne kadar zamandır böyleyim ne kadar zamandır en yakın dostum özlem
hatırlamıyorum.Sanki zaman durdu.Evet özlüyorum ve özlemeyi de seviyorum.
Çünkü özlemin içinde aşkım mutluluğum umutlarım var.Gidenlerin ardından ağıt
yakmamayı öğreneli çok uzun zaman oldu ama sen bambaşkaydın.Kimseyi senin kadar
sevmemiştim ki.Seni birine anlatmaya kalksam sözcükler yetmiyor kelimeler
acizleşiyor.Neye benzetsem hep bir yanın ekSİK kalıyor...
Gülemiyorum artık? En iyi yapabildiğim şeyi kaybettim? Aslında önce seni ve
senle birlikte herşeyimi kaybettim. Yanımda yoksun.Olsan sarılırdım sana sıkı
sıkı.Bırakmazdım sıkılır bağırır çağırırdın ama ben biraz daha fazla
sarılırdım sana.Biliyorum benden bağımsızdın hiç sahip olamadım sana. Olmakta
istemedim aslında çünkü hep yanımda olacaktın... Ya da ben öyle sandım...
Dinlediğim her şarkı sözlerida her yağmurda ıslanışımda dalgaların kayalara
çarpışında her nisanda ve her eylülde sen yeniden gidiyorsun benden.Ben bu
ayrılışların acısını yaşarken birgün gidebileceklerini düşünerek kimsenin
gelmesine izin vermiyorum…
Sana ilk satırlarımı yazdığımda yine mum ışığı vardı odamda.Soğuk beyaz bir
defterin her şeyi hayale dönüştüren sayfalarında ilk kez seni yaşamıştım.Şimdi
uzun yağmurların ardından yine mum ışığıyla dolu odamda yine ve hala sana
yazıyorum.Çünkü ben her hayal kırıklığım her duvara çarpışımdan sonra hala
sana dönüyorum.
Ortasından kopartıldığı için hiçbir zaman sonu gelmeyecek günlerimize dönüp
hala seni arıyorum... Çünkü hala seni .........SEVİYORUMMMMM
Unutulmuyor bitmiyor geçip gitmiyor...Hayır sana değil; Seni kırıp üzen şu aptallığıma…
Ne olursa olsun
Zamanım da mekanım da değişmiyor Hep her zaman aynı yere çıkıyor bütün yollar;
Sana!..
Uzun zaman oldu içimdeki maviler donalı.Kendim seçtim sevdayı tek başıma
yaşamayı.Yalnızlığımın sorumluluğunu taşıyacak kadar da yürekli olduğumu
düşünür ve söylerdim herkese gururla.Geceler sancı olur işlerdi içime ama
yüreğimde yaşattığım sevdamı düşündükçe içime yayılan sıcaklık alıp Öldürürdü
tüm sancılarımı...
Ne kadar zamandır böyleyim ne kadar zamandır en yakın dostum özlem
hatırlamıyorum.Sanki zaman durdu.Evet özlüyorum ve özlemeyi de seviyorum.
Çünkü özlemin içinde aşkım mutluluğum umutlarım var.Gidenlerin ardından ağıt
yakmamayı öğreneli çok uzun zaman oldu ama sen bambaşkaydın.Kimseyi senin kadar
sevmemiştim ki.Seni birine anlatmaya kalksam sözcükler yetmiyor kelimeler
acizleşiyor.Neye benzetsem hep bir yanın ekSİK kalıyor...
Gülemiyorum artık? En iyi yapabildiğim şeyi kaybettim? Aslında önce seni ve
senle birlikte herşeyimi kaybettim. Yanımda yoksun.Olsan sarılırdım sana sıkı
sıkı.Bırakmazdım sıkılır bağırır çağırırdın ama ben biraz daha fazla
sarılırdım sana.Biliyorum benden bağımsızdın hiç sahip olamadım sana. Olmakta
istemedim aslında çünkü hep yanımda olacaktın... Ya da ben öyle sandım...
Dinlediğim her şarkı sözlerida her yağmurda ıslanışımda dalgaların kayalara
çarpışında her nisanda ve her eylülde sen yeniden gidiyorsun benden.Ben bu
ayrılışların acısını yaşarken birgün gidebileceklerini düşünerek kimsenin
gelmesine izin vermiyorum…
Sana ilk satırlarımı yazdığımda yine mum ışığı vardı odamda.Soğuk beyaz bir
defterin her şeyi hayale dönüştüren sayfalarında ilk kez seni yaşamıştım.Şimdi
uzun yağmurların ardından yine mum ışığıyla dolu odamda yine ve hala sana
yazıyorum.Çünkü ben her hayal kırıklığım her duvara çarpışımdan sonra hala
sana dönüyorum.
Ortasından kopartıldığı için hiçbir zaman sonu gelmeyecek günlerimize dönüp
hala seni arıyorum... Çünkü hala seni .........SEVİYORUMMMMM
''Ayrılık Unutanlara Mahsuss''
Birkez Daha bitsin Bu Rüya ßirkez Daha batsın bu Güneş
Tüm bunlara Alışır Bu beden Ezberlettin Hepsini Zaten
Anlamı Yok Var olmanın Artık Söyle de Kim miş Korkan ölümden ?
Yine Yeni bir güne sensiz uyandım
Yanımdasın sanmıştım
Yanılmışım ama baktım sen yoksun kala kaldım
Bir bakışına tutsak kaldı bak rüyalarım
Kalbim küçük Aşkım bana sığmaz
ßin kere yalvarsam beni duymaz
Kaçmış gitmiş çok uzaklara Mutlumusun oralar da ?
Neredesin Artık Döön yeteerr!!
Yoksun diye günleri sayar oldum
Takvim Yaprakları bana düşman ßen yine pişman
Aynı durumdan bıkmadım
Hergün doğumuna bakarak yalvardım
ßirkez duysun beni busefer dedim anlattım
Kalktım Yaradana hıçkırdım imkansızlıklara El açtım
Birden uyandım kan ter içinde kalktım baktım yine bomboş
Koşmaktan yorulur bu beden
Ama sana koşuyorsam kim bana engel senden başka
Kim almış çekmiş bizi bizden şimdi cevap ver - ?
Gönlüm senle dolu ancak çok uzaksın
Ağlattın iki gözden artık gönlümde ümitsizlik aklımda hep tasa ßıkmadan yazdım aşkımı kara sayfaya
Yalvardım sana haykırdım tüm boşluklara
Ne olur birtanem beni bu savaşta yarı yolda koyma
Anlattım gerçekleri Sana Yeter Artık Dön Gel ßanaaa
Kimler sana dost yaklaşıyor da bu kalbin benden uzaklaşıyor
Kimleri aldın o rüyalarına da dudakların kimleri anıyor
Ruhu yok olmuş Gülmeye küsmüş birileri bak seni sayıklıyor
Olur da biran evvel dönmezsen Bu Adam ßuralardan gidiyor
Karanlık geceme Aydınlıktın Her gece Rüyalarımda Ağladım ben
Yanan bi yürek Ağlayan gözler pişmanlıktır beni kahreden
İçinde hala bi korku varsa At uçurumdan kooş korkmadan Rüyalarımdan çıksın bu melek Kaldırmak çok güç yokluqunuuu
Her bir satır Anlatsın sana sensizliklere öldüğümü
Yarınları Sonkez Görüyorum
Yıkılan Tüm umutlara Rağmen Birgün Dönecek Diye ßekliyorum..
Sen Yüreğimin Cayırlarında Her mevsim umudumu hücreledin bana
sen benim ellerinden Tutabildiğim Yanağını okşaya bildiğim Sarılıp koklaya bildiğim Dostum Sırdaşım ßiriCik Sevdam
Ayrılık Unutanlara Mahsuss ßen Seni unutamadım ki
ßen senden Ayrılamadım ki
Söyle Suçumuz Neydi ßizim ?
Tüm bunlara Alışır Bu beden Ezberlettin Hepsini Zaten
Anlamı Yok Var olmanın Artık Söyle de Kim miş Korkan ölümden ?
Yine Yeni bir güne sensiz uyandım
Yanımdasın sanmıştım
Yanılmışım ama baktım sen yoksun kala kaldım
Bir bakışına tutsak kaldı bak rüyalarım
Kalbim küçük Aşkım bana sığmaz
ßin kere yalvarsam beni duymaz
Kaçmış gitmiş çok uzaklara Mutlumusun oralar da ?
Neredesin Artık Döön yeteerr!!
Yoksun diye günleri sayar oldum
Takvim Yaprakları bana düşman ßen yine pişman
Aynı durumdan bıkmadım
Hergün doğumuna bakarak yalvardım
ßirkez duysun beni busefer dedim anlattım
Kalktım Yaradana hıçkırdım imkansızlıklara El açtım
Birden uyandım kan ter içinde kalktım baktım yine bomboş
Koşmaktan yorulur bu beden
Ama sana koşuyorsam kim bana engel senden başka
Kim almış çekmiş bizi bizden şimdi cevap ver - ?
Gönlüm senle dolu ancak çok uzaksın
Ağlattın iki gözden artık gönlümde ümitsizlik aklımda hep tasa ßıkmadan yazdım aşkımı kara sayfaya
Yalvardım sana haykırdım tüm boşluklara
Ne olur birtanem beni bu savaşta yarı yolda koyma
Anlattım gerçekleri Sana Yeter Artık Dön Gel ßanaaa
Kimler sana dost yaklaşıyor da bu kalbin benden uzaklaşıyor
Kimleri aldın o rüyalarına da dudakların kimleri anıyor
Ruhu yok olmuş Gülmeye küsmüş birileri bak seni sayıklıyor
Olur da biran evvel dönmezsen Bu Adam ßuralardan gidiyor
Karanlık geceme Aydınlıktın Her gece Rüyalarımda Ağladım ben
Yanan bi yürek Ağlayan gözler pişmanlıktır beni kahreden
İçinde hala bi korku varsa At uçurumdan kooş korkmadan Rüyalarımdan çıksın bu melek Kaldırmak çok güç yokluqunuuu
Her bir satır Anlatsın sana sensizliklere öldüğümü
Yarınları Sonkez Görüyorum
Yıkılan Tüm umutlara Rağmen Birgün Dönecek Diye ßekliyorum..
Sen Yüreğimin Cayırlarında Her mevsim umudumu hücreledin bana
sen benim ellerinden Tutabildiğim Yanağını okşaya bildiğim Sarılıp koklaya bildiğim Dostum Sırdaşım ßiriCik Sevdam
Ayrılık Unutanlara Mahsuss ßen Seni unutamadım ki
ßen senden Ayrılamadım ki
Söyle Suçumuz Neydi ßizim ?
30 Haziran 2010 Çarşamba
Unuttum demek bile hatırlamaktır
Sen;
Uzun yolculuklarda erken varışlarım oldun, uzak yerlere hep geç kalışlarım
Bazen gitmek zorunda kalan ve her gidişte gözlerinde hüzün bekleyişlerim…
Kapı çalışlarım oldun, başka dünyalara açılan
Yalanlarım oldun gerçeklerden kaçan
Kimi zaman dualarım oldun, kimi zaman yalvarışlarım…
Seni senden isteyemedim ama, sen bende olmayan diğer yarım oldun
Dünlerim, bugünlerim, yarınlarım ve yaşanmışlıklarım…
Gidişine anlam veremedim oysa,
Sen benim hep gelişlerim oldun, gelişlerimde ise dönüşlerim…
Geceler uzadı bazen ve yalnızlık çöktü omzuma,
Sen o gecelerde düşlerim oldun
Ve ben hiç uyanmak bilmedim…
Sen;
Yokluk nedir bilemezsin belki de, yokluklarda varlığım oldun
Varlığıma neden aramadım hiç, çünkü onun da sebebini ben sende buldum…
Bırakışlarım oldun; ki, her şeyi bıraktım geride bir tek sen kalana kadar
Kalışlarım oldun, gitmek istemediğim zamanlarda
Gidişlerim oldun, geriye bakmaya cesaretim kalmadığında
Cesaretim oldun, pes etmeye yakın yenilginin avucunda
Ve ben hiç pes etmedim sen yanımdayken…
Nefesim oldun, hayatla kanlı bıçaklı kavgalıyken ben
Çocukluğum oldun hani ellerinden tutulası, büyümeye yakın ölemeye uzak…
Hep yanımdaydın ama, korkularım oldun
İhtimallerim oldun, ve ben beni bırakacağına hiç ihtimal vermedim…
Şimdi yoksun…
Ve sen yalnızlığım oldun, dört duvarım, üzerime gelmeyen
Ağlayışlarım oldun, akan fakat hiç bitmeyen
Sitemim oldun, hatırlanmak bi yana bana beni unutturan
Unutulmuşluğum oldun, “Unuttum demek bile hatırlamaktır” sözünü kulağımda çınlatan
Kapı açışlarım oldun, her açışta karşısında yalnız kendini bulan
Uzaklara dalışlarım oldun, uzaklaşan dalışlarım değil de, neden hep sen oldun!...
Ben hep seni yaşadım, ben senin kaçışların oldum
Şimdi yoksun ve anladım ki;
BEN TAMAMEN ASLINDA ŞİMDİ SEN oldum
Uzun yolculuklarda erken varışlarım oldun, uzak yerlere hep geç kalışlarım
Bazen gitmek zorunda kalan ve her gidişte gözlerinde hüzün bekleyişlerim…
Kapı çalışlarım oldun, başka dünyalara açılan
Yalanlarım oldun gerçeklerden kaçan
Kimi zaman dualarım oldun, kimi zaman yalvarışlarım…
Seni senden isteyemedim ama, sen bende olmayan diğer yarım oldun
Dünlerim, bugünlerim, yarınlarım ve yaşanmışlıklarım…
Gidişine anlam veremedim oysa,
Sen benim hep gelişlerim oldun, gelişlerimde ise dönüşlerim…
Geceler uzadı bazen ve yalnızlık çöktü omzuma,
Sen o gecelerde düşlerim oldun
Ve ben hiç uyanmak bilmedim…
Sen;
Yokluk nedir bilemezsin belki de, yokluklarda varlığım oldun
Varlığıma neden aramadım hiç, çünkü onun da sebebini ben sende buldum…
Bırakışlarım oldun; ki, her şeyi bıraktım geride bir tek sen kalana kadar
Kalışlarım oldun, gitmek istemediğim zamanlarda
Gidişlerim oldun, geriye bakmaya cesaretim kalmadığında
Cesaretim oldun, pes etmeye yakın yenilginin avucunda
Ve ben hiç pes etmedim sen yanımdayken…
Nefesim oldun, hayatla kanlı bıçaklı kavgalıyken ben
Çocukluğum oldun hani ellerinden tutulası, büyümeye yakın ölemeye uzak…
Hep yanımdaydın ama, korkularım oldun
İhtimallerim oldun, ve ben beni bırakacağına hiç ihtimal vermedim…
Şimdi yoksun…
Ve sen yalnızlığım oldun, dört duvarım, üzerime gelmeyen
Ağlayışlarım oldun, akan fakat hiç bitmeyen
Sitemim oldun, hatırlanmak bi yana bana beni unutturan
Unutulmuşluğum oldun, “Unuttum demek bile hatırlamaktır” sözünü kulağımda çınlatan
Kapı açışlarım oldun, her açışta karşısında yalnız kendini bulan
Uzaklara dalışlarım oldun, uzaklaşan dalışlarım değil de, neden hep sen oldun!...
Ben hep seni yaşadım, ben senin kaçışların oldum
Şimdi yoksun ve anladım ki;
BEN TAMAMEN ASLINDA ŞİMDİ SEN oldum
18 Haziran 2010 Cuma
Seni Ben de Hiç Yitirmedim
Ve umut sana tutunmalıyım ömrümün solgun mevsiminde..
Umutsuz yaşamak zifiri karanlıkta güneşi bulmak kadar zor..ve gökyüzündeki yıldızlara uzanmak kadar imkansız...yenik düştüğümüz yüreğin yakarışları kadar çaresiz..Hayatın hangi mevsiminde olursak olalım umut ışığı ararız şafağın penceremize vuran ince ışıltısından Bir Yasemin Çiceği Gibi acarız hayatımaza..
Ve sen hüzün..en çok acıya yakışırsın..
Hüzün her ömre sığmaya yetecek kadar derindir Kimi zaman bulduğumuzu sandığımız bir yüreğe sığınırız hesapszıca..sorgulardan kaygılardan uzak..ve kendimizce büyütürüz içimizde.. Yaşamak istediğimiz duyguların görmek istediğimiz özelliklerin portesini çizeriz sığındığımız limana..Tuvaldeki renkler hep kendi istediğimiz doğrultusunda yansır gökkuşağına..hayalimizde hep o çizmeyi istediğimiz resim vardır artık ..O resim bir ömre sığacak kadar hayal yüklü sevgi ırmağıdır..Her gün o ırmak çağlasın ve bir damla sunsun isteriz sevgi adına ..Oysa o damla ya hayatı yaşatır duygunun ikliminde ya da hayal kırıklığı sevginin son deminde....
Tükenen sadece sevgi midir..yıpranan duygular ve hayal kırıklıları...Aslında içimizde yaşattığımız dokunmaya bile kıyamadığımız o hayal kum tanesine yazdığımız vefasız rüzgarların savurduğu silinen bir düştür sadece..
Ve biter sevgi..kurur nehirler..
Düşünceler ertelenir başka baharlara..
Silinmeyen bir düşün konuğu olmak isterseniz derin düşüncelere ram olmasınız ki yıpranmasın sevdalar..yıkılmasın umutlar...
Ne kaybedersiniz ki umut ekerken bir yüreğe..
Belki bir yağmur gelir yeşeriverir ansızın hiç beklemediğiniz bir zaman diliminde..Bir bakarsınız açıvermiş ellerinizde çiçek çiçek (...) Ve bahar en çok seni özlemişim ruhumun sonbaharında..Yorgunum seninle huzur bulmalıyım.. Kokusunda nergislerin ve ılık melteminde saçlarının ..en çok sevgi dolu yüreğine ihtiyacım var... Sana muhtaçlığım sırf bu yüzden bahar! Sırf bu yüzden..
Hani ne güzel söylemiş Üstad:’Tarihe karıştı eski sevdalar..’
Bir tarihin sevda dolu yüreğindendi sana seslenişim..
ve umut seni bende hiç yitirmedim..Ya Birşey İTİRAF Edicem herkes öle birşey diyorki hadi be git sen hala daha seviyormusun diyorlar evet seviyorum beni ancak bu sevgiden ÖLÜM ayıra bilir başka birşey değil..Ya sensiz ya seninle ama ortada bir gerçek var ben seni ne olursa olsun hala seviyorum yüreğim gönlüm senin o guluşun bile beni mutlu etmeye yetiyor...atsam onume sevgımı istediğin kadar çiğne ez herşey yap ama bu sevdam hiç bir şekilde kaybolmaz hayatın acımasız zamanı...Umut ediyorum hala daha Umudumu kaybetmedim asla sende...
VE..UMUT SENİ BENDE HİÇ YİTİRMEDİM..
Umutsuz yaşamak zifiri karanlıkta güneşi bulmak kadar zor..ve gökyüzündeki yıldızlara uzanmak kadar imkansız...yenik düştüğümüz yüreğin yakarışları kadar çaresiz..Hayatın hangi mevsiminde olursak olalım umut ışığı ararız şafağın penceremize vuran ince ışıltısından Bir Yasemin Çiceği Gibi acarız hayatımaza..
Ve sen hüzün..en çok acıya yakışırsın..
Hüzün her ömre sığmaya yetecek kadar derindir Kimi zaman bulduğumuzu sandığımız bir yüreğe sığınırız hesapszıca..sorgulardan kaygılardan uzak..ve kendimizce büyütürüz içimizde.. Yaşamak istediğimiz duyguların görmek istediğimiz özelliklerin portesini çizeriz sığındığımız limana..Tuvaldeki renkler hep kendi istediğimiz doğrultusunda yansır gökkuşağına..hayalimizde hep o çizmeyi istediğimiz resim vardır artık ..O resim bir ömre sığacak kadar hayal yüklü sevgi ırmağıdır..Her gün o ırmak çağlasın ve bir damla sunsun isteriz sevgi adına ..Oysa o damla ya hayatı yaşatır duygunun ikliminde ya da hayal kırıklığı sevginin son deminde....
Tükenen sadece sevgi midir..yıpranan duygular ve hayal kırıklıları...Aslında içimizde yaşattığımız dokunmaya bile kıyamadığımız o hayal kum tanesine yazdığımız vefasız rüzgarların savurduğu silinen bir düştür sadece..
Ve biter sevgi..kurur nehirler..
Düşünceler ertelenir başka baharlara..
Silinmeyen bir düşün konuğu olmak isterseniz derin düşüncelere ram olmasınız ki yıpranmasın sevdalar..yıkılmasın umutlar...
Ne kaybedersiniz ki umut ekerken bir yüreğe..
Belki bir yağmur gelir yeşeriverir ansızın hiç beklemediğiniz bir zaman diliminde..Bir bakarsınız açıvermiş ellerinizde çiçek çiçek (...) Ve bahar en çok seni özlemişim ruhumun sonbaharında..Yorgunum seninle huzur bulmalıyım.. Kokusunda nergislerin ve ılık melteminde saçlarının ..en çok sevgi dolu yüreğine ihtiyacım var... Sana muhtaçlığım sırf bu yüzden bahar! Sırf bu yüzden..
Hani ne güzel söylemiş Üstad:’Tarihe karıştı eski sevdalar..’
Bir tarihin sevda dolu yüreğindendi sana seslenişim..
ve umut seni bende hiç yitirmedim..Ya Birşey İTİRAF Edicem herkes öle birşey diyorki hadi be git sen hala daha seviyormusun diyorlar evet seviyorum beni ancak bu sevgiden ÖLÜM ayıra bilir başka birşey değil..Ya sensiz ya seninle ama ortada bir gerçek var ben seni ne olursa olsun hala seviyorum yüreğim gönlüm senin o guluşun bile beni mutlu etmeye yetiyor...atsam onume sevgımı istediğin kadar çiğne ez herşey yap ama bu sevdam hiç bir şekilde kaybolmaz hayatın acımasız zamanı...Umut ediyorum hala daha Umudumu kaybetmedim asla sende...
VE..UMUT SENİ BENDE HİÇ YİTİRMEDİM..
17 Haziran 2010 Perşembe
En Çok Sen En Çok Sen
NEREDEN GELDİĞİN ÖNEMLİ DEĞİLDİ ASLINDA;
BELKİ
BİR BAHAR AKŞAMINDA, BELKİ DE BİR HAZAN GÜNÜ BULDUM SENİ...
ALABORA ETTİĞİN GÖNLÜMDE DURAN ANILAR,
ROMANLARDA YAZILANLARDAN FARKSIZDI
DAHA FAZLASI BELKİDE
MASALLARDAN ÇIKIP GELMİŞTİN SEN BANA...
*********************************************
NEREDEN GELDİĞİN, NE İÇİN GELDİĞİN
ÖNEMLİ DEĞİLDİ!...
TEK GÖZ ODAMA MUM IŞIĞINDA AYDINLIKTIN ASLINDA
KANAYAN YARAMA PANSUMAN
ACIYAN KALBİME YANDAŞ...
SORGULAMA NE OLUR
KES AT YARALI PARMAĞI
BENDE KALMASIN SENSİZLİK...
**********************************************
PERDELERİ KAPALI,
PAS TUTMUŞ DEMİR PARMAKLIKLAR
VE
SAHTE DÜNYAYA AÇILAN KÜÇÜK PENCEREMDEN
NE GÖRDÜĞÜM ÖNEMLİ DEĞİLDİ;
GÖRÜLMEYENİ GÖRMEK VE NEFES ALIŞLARIMDA SOLUMAKTI SENİ
SEN,
GÖNLÜMDE Kİ İLK SIZI İLK HEYECAN
PEKİ, YA İLK ACI...
*****************************************
GİDİŞLERİN CEHENNEMDEN SIÇRAYAN ATEŞ
ETİME YAPIŞMIŞ VE KÜLLENMİŞ KÖZ OLUR ANCAK.
GİDİŞLERİNİN SONRASI DİLİMDE TÖVBE,
DUALARIMDA NİYET OLUR ANCAK...
PEKİ,YA İLK ACI...
BENDE KALMASIN SENDEN GELEN ACI
VE
AÇMASIN HİÇ
TOMURCUK TOMURCUK
***********************
BİR KÜÇÜK ÇOCUĞUN UÇURTMASINDA UMUTLAR;
HER HAVALANIŞTA AYRI BİR MUTLULUK DEĞİLDİ ÖNEMLİ OLAN!...
DÜŞTÜĞÜNDE ACIYAN YANI GÖZLERİNE YANSIYAN
GÖZLERİMDE SURETİN
YA KALKAMAZSAM,
YA GELEMEZSEM SANA
BEN GELEMESEMDE SANA
SENDE KALSIN UÇURTMAM
UNUTMA!
HER HAVALANIŞTA AYRI BİR MUTLULUKSUN
BANA KALAN...
*************************************************
DARALDIKÇA KASVET'E BÜRÜNEN
VE
UZADIKÇA UZAYAN YOLLAR DEĞİL ÖNEMLİ OLAN;
RÜYALARIMDA UZAKLAŞAN
VE
KAÇAN SEN, ÖNEMLİ OLAN..RÜYALAR
GÖZ KAPAKLARIMIN ARDINDA KALSIN NE OLUR
HER UYANIŞTA
YENİ BİR DİRİLİŞ OL BENDE
ÖLÜM YAKIŞMASIN NE SANA,NEDE BANA
CANSIZ BEDEN DEĞİL ÖNEMLİ OLAN
BİR BEDENE RUH OLAN SENSİN ÖNEMLİ OLAN
RUHU SENSİN SENDE KALSIN BEDENİM
BELKİ
BİR BAHAR AKŞAMINDA, BELKİ DE BİR HAZAN GÜNÜ BULDUM SENİ...
ALABORA ETTİĞİN GÖNLÜMDE DURAN ANILAR,
ROMANLARDA YAZILANLARDAN FARKSIZDI
DAHA FAZLASI BELKİDE
MASALLARDAN ÇIKIP GELMİŞTİN SEN BANA...
*********************************************
NEREDEN GELDİĞİN, NE İÇİN GELDİĞİN
ÖNEMLİ DEĞİLDİ!...
TEK GÖZ ODAMA MUM IŞIĞINDA AYDINLIKTIN ASLINDA
KANAYAN YARAMA PANSUMAN
ACIYAN KALBİME YANDAŞ...
SORGULAMA NE OLUR
KES AT YARALI PARMAĞI
BENDE KALMASIN SENSİZLİK...
**********************************************
PERDELERİ KAPALI,
PAS TUTMUŞ DEMİR PARMAKLIKLAR
VE
SAHTE DÜNYAYA AÇILAN KÜÇÜK PENCEREMDEN
NE GÖRDÜĞÜM ÖNEMLİ DEĞİLDİ;
GÖRÜLMEYENİ GÖRMEK VE NEFES ALIŞLARIMDA SOLUMAKTI SENİ
SEN,
GÖNLÜMDE Kİ İLK SIZI İLK HEYECAN
PEKİ, YA İLK ACI...
*****************************************
GİDİŞLERİN CEHENNEMDEN SIÇRAYAN ATEŞ
ETİME YAPIŞMIŞ VE KÜLLENMİŞ KÖZ OLUR ANCAK.
GİDİŞLERİNİN SONRASI DİLİMDE TÖVBE,
DUALARIMDA NİYET OLUR ANCAK...
PEKİ,YA İLK ACI...
BENDE KALMASIN SENDEN GELEN ACI
VE
AÇMASIN HİÇ
TOMURCUK TOMURCUK
***********************
BİR KÜÇÜK ÇOCUĞUN UÇURTMASINDA UMUTLAR;
HER HAVALANIŞTA AYRI BİR MUTLULUK DEĞİLDİ ÖNEMLİ OLAN!...
DÜŞTÜĞÜNDE ACIYAN YANI GÖZLERİNE YANSIYAN
GÖZLERİMDE SURETİN
YA KALKAMAZSAM,
YA GELEMEZSEM SANA
BEN GELEMESEMDE SANA
SENDE KALSIN UÇURTMAM
UNUTMA!
HER HAVALANIŞTA AYRI BİR MUTLULUKSUN
BANA KALAN...
*************************************************
DARALDIKÇA KASVET'E BÜRÜNEN
VE
UZADIKÇA UZAYAN YOLLAR DEĞİL ÖNEMLİ OLAN;
RÜYALARIMDA UZAKLAŞAN
VE
KAÇAN SEN, ÖNEMLİ OLAN..RÜYALAR
GÖZ KAPAKLARIMIN ARDINDA KALSIN NE OLUR
HER UYANIŞTA
YENİ BİR DİRİLİŞ OL BENDE
ÖLÜM YAKIŞMASIN NE SANA,NEDE BANA
CANSIZ BEDEN DEĞİL ÖNEMLİ OLAN
BİR BEDENE RUH OLAN SENSİN ÖNEMLİ OLAN
RUHU SENSİN SENDE KALSIN BEDENİM
16 Haziran 2010 Çarşamba
Cebi Delik Sevdam
Hayat dediğin içinde büyüttüğün birkaç parça umuttan ibaretmiş....
dokunmasınlar diye inadına baharlar büyütürmüşsün....
ama ya söndürürlerse....
ya bağrından baharları...
sevgiye dair ne varsa söküp alırlarsa....
işte o zaman hayat söylenecek son sözü söylermiş....
'aşk bir rüyadan ibaret çocuk, senin kendince büyüttüğün rüyalardan.
aslında sahibinin hep sen olduğu rüyalardan.
uyumadığın, ama uyanmakta istemediğin rüyalardan....sen rüyanın
kahramanını umursamazsın aslında..
kim olduğu, ne olduğu, nasıl olduğu,nasıl konuştuğu,nasıl oturduğu önemli
değil!...senin sevgin; aslında içindeki senden varolan,
senin yüreğinin büyüklüğüyle ölçülür....kahramanın bir çöpçüde olabilir,
dilenci de, bir prenste, prenseste....önemli olan senin
onu nasıl gördüğündür...hakedip haketmediğine de bakmazsın..aşk bu ya!..
ee bu da senin yüreğinin büyüklüğüdür..
sadece 'sev' dersin....'sev!' oda sever....ve sen gerçeğe uyanana kadar
o rüyalara büyürsün..ve karşındakini de büyütürsün.
en acısı belki o bile ne kadar büyük olduğunu bilmiyordur..belki o senin
ona yakıştırdığın hiçbir sıfatı aslında kendinde taşımıyordur..
belki o bile hala nerede durduğunu farketmiyordur...yani aslında o bile,
sende ne anlam uyandırdığını hala bilmiyordur..ve bil ki...
hiç birzaman öğrenemeyecektir...öğrenmesi için senin gözünden kendini
görmelidir...ve asla göremez...göremeyecektir...
yani gerçeğinden bağımsız bir sevgidir her zaman yaşadığın....aslında
hiçbir şarkı sizin değildir!..'sen'indir...aslında okuduğun hiçbir şiiri
o yazamıştır sana..
.ama o yazmış gibi okursun..hatta ağlarsın....aslında hiç bir filme 'siz'
ğlamamışsınızdır..sadece 'sen' ağlamışsındır...gezdiğiniz sahil kenarları da
belki o kadar güzel değildi....belkide sendin onları güzel yapan...yani
anlayacağın; sen hep kendinle yaşadın aşkını...aslında o bile nerede, kimde,
nasıl olduğunun farkında değildi ki.....ve işte en acı an gelir çocuk....'hadi'
uyanma vakti!' denilir sana...'onca büyüttüğün rüyalarını al!...senden
birşey bırakma...zaten yalandı herşey..rüyaydı..sen kendi kendine yaşamıştın...
karşındaki hiç bildiğin gibi değildi!...bırak sevgiyi, aşkı, biz demedikmi
sana rüyadan ibaret diye.bir kaç anlık mutluluktu sana bahşedilen...ne sanmıştın?...
hayat iki fiil!..yaşa ve öl! herşey iki fiil!..başlar ve biter!..
hadi topla ceplerine hatılaraları..haydi çocuk...gerçeğe uyanma vaktidir'...
ve hiçbirşeyin ölümsüz olmadığını anlarsın o an ...hayat bu!....tek bildiğin
o an zaten yaşamadığındır...öldüğün...öldürüldüğündür...ama yine de gülmek zorundasındır
hayata..nefes aldığın müddetçe..yalnız bir şartla...
'Bir daha asla böyle sevmeyeceğim!... işte bu sözle öğrenmeye başlarsın hayatı...
orta karar bir hayat sunulmadı hiç önüme benim.....
ya herşey haddinden fazlaydı....
ya da kocaman bir hiç....
hiçbir zaman orta şeker bir kahveyi tatmayı bilemedi dilim.....
ya çok tatlısı geldi...
ya da gereğinden fazla yandı içim....
işte bu öğretilerin ardından, mazi denen çıkmaza gömülüp gidersin binbir pişmanlıklarla....
.ama bilirsin..öğrenirsin..ve
büyürsün çekilen acılarınla..... ve en kötüsü...söylenecek olanlara geç kalmak..
...susulacak olanlara erken davranmak
olur 'keşke'lerinin ardında......... önce acılarınla yanıp kül olursun,
kimi zaman gelir kendinin içinde, kimi
zaman gelir bir başka bedende...acının adresi nereye vuruyorsa..orda boğulup boğulup gidersin...
ve yüreğine vuran her selden sonra....ardında kalan kum tanelerini toplarsın cebine...
ve yanmış umutlarını....bir şişeye koyup hepsini....savurursun geldiği yere...
yani denize.....o şişe ulaşacağı yere ulaşırmı bilemezsin..ulaşması da artık
senin için hiç birşey ifade etmez!.....sadece aldığın yere teslim edersin..
ve yemin edersin bir daha sevmemeye.....beklemekten
vazgeçmiş dizlerinle....onun seni gelip bulmasını beklersin bu kez.....ama
gelse de eskisi gibi hani denize ilk saldığın gibimi gelir umutlar?.
....eskisi gibi cesaretini toplayıp bir daha toplayabilecek gücün varmıdır bu kez
her bir kum tanesini?....bir kez daha mı dersin...yinemi?..
'yok kalsın!' dersin...ve yemin edersin ikinci kez ölmemeye!...aşkların olmuştur..
yaraların.....pişmanlıkların..suskunluk ların..geç kalmışlıkların
vardır çünkü artık senin.....ve çökmüş dizlerin....ve ikici kez ölmemek için..
ve öğrenirsin çocuk...düşe kalka öğrenirsin..hayat bu ya!...
yine kendi kendine öğrenirsin......
ARTIK RÜYA KURMAKTAN VAZGEÇİP,'RÜYA' OLMAYI BEKLERSİN!...
dokunmasınlar diye inadına baharlar büyütürmüşsün....
ama ya söndürürlerse....
ya bağrından baharları...
sevgiye dair ne varsa söküp alırlarsa....
işte o zaman hayat söylenecek son sözü söylermiş....
'aşk bir rüyadan ibaret çocuk, senin kendince büyüttüğün rüyalardan.
aslında sahibinin hep sen olduğu rüyalardan.
uyumadığın, ama uyanmakta istemediğin rüyalardan....sen rüyanın
kahramanını umursamazsın aslında..
kim olduğu, ne olduğu, nasıl olduğu,nasıl konuştuğu,nasıl oturduğu önemli
değil!...senin sevgin; aslında içindeki senden varolan,
senin yüreğinin büyüklüğüyle ölçülür....kahramanın bir çöpçüde olabilir,
dilenci de, bir prenste, prenseste....önemli olan senin
onu nasıl gördüğündür...hakedip haketmediğine de bakmazsın..aşk bu ya!..
ee bu da senin yüreğinin büyüklüğüdür..
sadece 'sev' dersin....'sev!' oda sever....ve sen gerçeğe uyanana kadar
o rüyalara büyürsün..ve karşındakini de büyütürsün.
en acısı belki o bile ne kadar büyük olduğunu bilmiyordur..belki o senin
ona yakıştırdığın hiçbir sıfatı aslında kendinde taşımıyordur..
belki o bile hala nerede durduğunu farketmiyordur...yani aslında o bile,
sende ne anlam uyandırdığını hala bilmiyordur..ve bil ki...
hiç birzaman öğrenemeyecektir...öğrenmesi için senin gözünden kendini
görmelidir...ve asla göremez...göremeyecektir...
yani gerçeğinden bağımsız bir sevgidir her zaman yaşadığın....aslında
hiçbir şarkı sizin değildir!..'sen'indir...aslında okuduğun hiçbir şiiri
o yazamıştır sana..
.ama o yazmış gibi okursun..hatta ağlarsın....aslında hiç bir filme 'siz'
ğlamamışsınızdır..sadece 'sen' ağlamışsındır...gezdiğiniz sahil kenarları da
belki o kadar güzel değildi....belkide sendin onları güzel yapan...yani
anlayacağın; sen hep kendinle yaşadın aşkını...aslında o bile nerede, kimde,
nasıl olduğunun farkında değildi ki.....ve işte en acı an gelir çocuk....'hadi'
uyanma vakti!' denilir sana...'onca büyüttüğün rüyalarını al!...senden
birşey bırakma...zaten yalandı herşey..rüyaydı..sen kendi kendine yaşamıştın...
karşındaki hiç bildiğin gibi değildi!...bırak sevgiyi, aşkı, biz demedikmi
sana rüyadan ibaret diye.bir kaç anlık mutluluktu sana bahşedilen...ne sanmıştın?...
hayat iki fiil!..yaşa ve öl! herşey iki fiil!..başlar ve biter!..
hadi topla ceplerine hatılaraları..haydi çocuk...gerçeğe uyanma vaktidir'...
ve hiçbirşeyin ölümsüz olmadığını anlarsın o an ...hayat bu!....tek bildiğin
o an zaten yaşamadığındır...öldüğün...öldürüldüğündür...ama yine de gülmek zorundasındır
hayata..nefes aldığın müddetçe..yalnız bir şartla...
'Bir daha asla böyle sevmeyeceğim!... işte bu sözle öğrenmeye başlarsın hayatı...
orta karar bir hayat sunulmadı hiç önüme benim.....
ya herşey haddinden fazlaydı....
ya da kocaman bir hiç....
hiçbir zaman orta şeker bir kahveyi tatmayı bilemedi dilim.....
ya çok tatlısı geldi...
ya da gereğinden fazla yandı içim....
işte bu öğretilerin ardından, mazi denen çıkmaza gömülüp gidersin binbir pişmanlıklarla....
.ama bilirsin..öğrenirsin..ve
büyürsün çekilen acılarınla..... ve en kötüsü...söylenecek olanlara geç kalmak..
...susulacak olanlara erken davranmak
olur 'keşke'lerinin ardında......... önce acılarınla yanıp kül olursun,
kimi zaman gelir kendinin içinde, kimi
zaman gelir bir başka bedende...acının adresi nereye vuruyorsa..orda boğulup boğulup gidersin...
ve yüreğine vuran her selden sonra....ardında kalan kum tanelerini toplarsın cebine...
ve yanmış umutlarını....bir şişeye koyup hepsini....savurursun geldiği yere...
yani denize.....o şişe ulaşacağı yere ulaşırmı bilemezsin..ulaşması da artık
senin için hiç birşey ifade etmez!.....sadece aldığın yere teslim edersin..
ve yemin edersin bir daha sevmemeye.....beklemekten
vazgeçmiş dizlerinle....onun seni gelip bulmasını beklersin bu kez.....ama
gelse de eskisi gibi hani denize ilk saldığın gibimi gelir umutlar?.
....eskisi gibi cesaretini toplayıp bir daha toplayabilecek gücün varmıdır bu kez
her bir kum tanesini?....bir kez daha mı dersin...yinemi?..
'yok kalsın!' dersin...ve yemin edersin ikinci kez ölmemeye!...aşkların olmuştur..
yaraların.....pişmanlıkların..suskunluk ların..geç kalmışlıkların
vardır çünkü artık senin.....ve çökmüş dizlerin....ve ikici kez ölmemek için..
ve öğrenirsin çocuk...düşe kalka öğrenirsin..hayat bu ya!...
yine kendi kendine öğrenirsin......
ARTIK RÜYA KURMAKTAN VAZGEÇİP,'RÜYA' OLMAYI BEKLERSİN!...
15 Haziran 2010 Salı
Seven Yüreğime Sor Seni
Her gece kan ter içinde uyanıyorsam eğer
Hasretin ateş olup giriyorsa koynuma
Islanıyorsa kirpiklerim seni her andığımda
Her düşündüğümde hızla çarpıyorsa kalbim
Sensiz bir kez olsun gülmüyorsam bu şehirde
Savruluyorsam sokak sokak
Ürperiyorsam yaprak yaprak
Esip geçen rüzgarlara sor beni
Hasret ateşleri yağıyorsa üzerime her gece
Kül ateş,ateş alev,alev kor olup yakıyorsa
Kahroluyorsa kalbim seni her andığımda
Ve tanımıyorsa hiç bir kural yüreğim
Kaçmak istedikçe sana dönüyorsam yine
Ölüyorsam aşkından her gün dirhem dirhem
Ateş alev sevdalara sor beni
Seninle gözgöze geldiğimde
Ben lal olmuş bülbül, sen gül oluyorsan
Düğümleniyorsa boğazım
Çıkmıyorsa sesim daralıyorsa nefesim
Konuşamıyorsam tek bir kelime
Depremsi bir titreme başlıyorsa bedenimde
Ve çözülüveriyorsa dizlerimin bağı
Deli divane gönlüme sor beni
Kirpiklerimden süzülen damlalar
İslatiyorsa yüreğimi her gece
Hep bulutlarda saklıyorsam seni
Düşüyorsan içime tane tane her yağmur yağıdığında
Kirpiklerimin kıyısında martı olup uçuyorsan
Susuyorsa denizler seni düşündüğümde
Gelip seriliyorsan kıyılarıma sular gibi
Gelip sokuluyorsan uykularıma
Gelip sokuluyorsan rüyalarıma
Sensiz geçen gecelere sor beni
Damarlarımda aşk olup dolaşıyorsan
Şiir olup doluyorsan kulaklarıma
Masmavi bir coşku oluyorsan bedenimde aşkça
Çıkıp ırmaklarla dertleşiyorsam her gece
Ay gibi akıyorsan yüreğime beyaz tüller içinde
Yalnız yıldızlarla paylaşıyorsam seni sevdiğimi
Sana anlatamıyorsam
Bir kır çiçeği hüzün saçıyorsa gözlerime
Su olup akıyorsam,ateş olup yakıyorsam
Ve beceremiyorsam sensiz yaşamayı ve ölmeyi
Şu seni ölümüne seven yüreğime sor beni..
Yada Bir kEz daha dinle Dinle beni ne olur !!!
Hasretin ateş olup giriyorsa koynuma
Islanıyorsa kirpiklerim seni her andığımda
Her düşündüğümde hızla çarpıyorsa kalbim
Sensiz bir kez olsun gülmüyorsam bu şehirde
Savruluyorsam sokak sokak
Ürperiyorsam yaprak yaprak
Esip geçen rüzgarlara sor beni
Hasret ateşleri yağıyorsa üzerime her gece
Kül ateş,ateş alev,alev kor olup yakıyorsa
Kahroluyorsa kalbim seni her andığımda
Ve tanımıyorsa hiç bir kural yüreğim
Kaçmak istedikçe sana dönüyorsam yine
Ölüyorsam aşkından her gün dirhem dirhem
Ateş alev sevdalara sor beni
Seninle gözgöze geldiğimde
Ben lal olmuş bülbül, sen gül oluyorsan
Düğümleniyorsa boğazım
Çıkmıyorsa sesim daralıyorsa nefesim
Konuşamıyorsam tek bir kelime
Depremsi bir titreme başlıyorsa bedenimde
Ve çözülüveriyorsa dizlerimin bağı
Deli divane gönlüme sor beni
Kirpiklerimden süzülen damlalar
İslatiyorsa yüreğimi her gece
Hep bulutlarda saklıyorsam seni
Düşüyorsan içime tane tane her yağmur yağıdığında
Kirpiklerimin kıyısında martı olup uçuyorsan
Susuyorsa denizler seni düşündüğümde
Gelip seriliyorsan kıyılarıma sular gibi
Gelip sokuluyorsan uykularıma
Gelip sokuluyorsan rüyalarıma
Sensiz geçen gecelere sor beni
Damarlarımda aşk olup dolaşıyorsan
Şiir olup doluyorsan kulaklarıma
Masmavi bir coşku oluyorsan bedenimde aşkça
Çıkıp ırmaklarla dertleşiyorsam her gece
Ay gibi akıyorsan yüreğime beyaz tüller içinde
Yalnız yıldızlarla paylaşıyorsam seni sevdiğimi
Sana anlatamıyorsam
Bir kır çiçeği hüzün saçıyorsa gözlerime
Su olup akıyorsam,ateş olup yakıyorsam
Ve beceremiyorsam sensiz yaşamayı ve ölmeyi
Şu seni ölümüne seven yüreğime sor beni..
Yada Bir kEz daha dinle Dinle beni ne olur !!!
Hoşçakal Perim..
Sonu getirilmemiş ne kadar cümle varsa
Biriktirdim içimde..
Azadlığın hükmü verildi
Duygularımın kalemi kırıldı bir kere..
. . .
Geri dönüş yok..!
Geliş yok..!
Gidiş yok..!
. . .
Sayfa sayfa ayırdığım yarınlarımın sahibi
Sanadır azadlığım..
Sanadır ölümlerim..
Sensizlik kokan dirilişlerimin faydası yok..!
Ölümüm seni getirecekse bana
Daha fazla yaşamamın anlamı yok..!
. . .
Ben razıyım aşkın uğruna senin uğruna ölmeye..
Sen razı mısın peki
Uğrunda öldüğüm sevdamı görmeye?
. . .
Rızan olmadan düşüyor cümlelerim yine kağıda
İznin olmadan düştü sevdan gönlüme
Dünyamı tersine çeviren bir hızla..!
. . .
Sevdim seni..
Sonunu göre göre sevdim..
Olmayacağını bile bile sevdim..
Hesabım kendimle
Cezamı ben kestim..!
. . .
Vakit gitme vakti
Girdiğim yola ister ölüm de
İster intihar
Bil ki bu yüreğimin aldığı son karar
Senli kalmak imkansızsa
Senli yaşamak bana haramsa
Bana düşen yazgıma boyun eğip gitmektir..
Dedim ya vakit gitme vaktidir
Zaman
Ölümlerimi emanet ettiğim saatlerin yolunu kaybetmiş saniyeleridir
Geride bıraktığım gözü yaşlı gölgem kabulünse senindir
Hoşçakal kahramanım
Hoşçakal adı bende saklım..
Biriktirdim içimde..
Azadlığın hükmü verildi
Duygularımın kalemi kırıldı bir kere..
. . .
Geri dönüş yok..!
Geliş yok..!
Gidiş yok..!
. . .
Sayfa sayfa ayırdığım yarınlarımın sahibi
Sanadır azadlığım..
Sanadır ölümlerim..
Sensizlik kokan dirilişlerimin faydası yok..!
Ölümüm seni getirecekse bana
Daha fazla yaşamamın anlamı yok..!
. . .
Ben razıyım aşkın uğruna senin uğruna ölmeye..
Sen razı mısın peki
Uğrunda öldüğüm sevdamı görmeye?
. . .
Rızan olmadan düşüyor cümlelerim yine kağıda
İznin olmadan düştü sevdan gönlüme
Dünyamı tersine çeviren bir hızla..!
. . .
Sevdim seni..
Sonunu göre göre sevdim..
Olmayacağını bile bile sevdim..
Hesabım kendimle
Cezamı ben kestim..!
. . .
Vakit gitme vakti
Girdiğim yola ister ölüm de
İster intihar
Bil ki bu yüreğimin aldığı son karar
Senli kalmak imkansızsa
Senli yaşamak bana haramsa
Bana düşen yazgıma boyun eğip gitmektir..
Dedim ya vakit gitme vaktidir
Zaman
Ölümlerimi emanet ettiğim saatlerin yolunu kaybetmiş saniyeleridir
Geride bıraktığım gözü yaşlı gölgem kabulünse senindir
Hoşçakal kahramanım
Hoşçakal adı bende saklım..
İsmini Haykırdım Hepp (..x...)
Sensizlikte kah geceler üzerime yürüdü kah ayazlar zorladı kapılarımı..Ama her zorlukta gözlerine sığındım her solukta ismini haykırdım.Yalnızlığınla savaştım durdum.Belki de en gururlu savaştı benimkisi.
Silahım yoktu;Sadece seni seven yüreğimdi savaşan. Kazanan hep hasretin olsa da ben seni "sensizlikte" bile yaşatandım..
Rüzgarlarla savruldum karanlıklara düştüm hasret çukurlarına ezildi gözlerimde büyüttüğüm cicekler. Pes etmeden çocuksu düşlerime yenilerini ektim.
Sensizlikte kör kuyulara itildim.
Yaralarımı gözlerindeki ışıkla sardım.
Yüreğimi söktü arsız yalnızlıklar.
Yıkılacak gibi oldum seni beklediğim sokaklarda.
Ama pes etmeden her zorluğa senin sevdanla karşı durdum.
Ayrılık tepelerine tırmanırken yüreğim hep baharımsı nefesini soludum. . .
Heybeme erimez karları Yüreğime "sevda bilmez" ayazları doldursalar da Vazgeçmedim senden..
. . . YüReĞiNDeN . . .
Azmettim kazandım sevdamı davacı olmadım hüzünden kederden.
Uzaklarda olsan bile bir nefes alışını bahar bildim ömrümde bir gülüşünü mutluluk addettim yüreğimde.Seni severken hic durmadım hep sana sevdana yaşadım.İlaç bilmez acıların için siper ettim gögsümü fakir ömrümü.Üzülmedim seninleyken hep mutluluk bildim gülüşünü.Aldırmadım karanlık gecelere. Üşüdüğümde bir yorgan misali gülen gözlerine sarılıp
Mutluluklarına uzandım.
Yanında aldığım soluklarıhep kâr saydım mutluluk envanterine.Kalem olup gözyaşlarımı akıttım ağladım hasretinle ıslandım ama yüreğimde hep seni yaşattım.
Yalnızlığınla savaşıp
Seni "sensizlikte" yaşatan
Bir fakir yürek oldum ömrümde.
Bir gözyası bile düşmedi hüznümde.
Neden diye sorma
Gözlerimden düşen her gözyaşı sana idi ölümsüz sevdana idi.
Şimdilerde
Senyokken bile
Seni ölümüne sevmekle meşgulum.
Olur da acıların sararsa yüreğini
Karanlıklar boğarsa düşlerini
Bir nefesini ver ne olur
Yüreğimi siper eder bu can sana
Silahım yoktu;Sadece seni seven yüreğimdi savaşan. Kazanan hep hasretin olsa da ben seni "sensizlikte" bile yaşatandım..
Rüzgarlarla savruldum karanlıklara düştüm hasret çukurlarına ezildi gözlerimde büyüttüğüm cicekler. Pes etmeden çocuksu düşlerime yenilerini ektim.
Sensizlikte kör kuyulara itildim.
Yaralarımı gözlerindeki ışıkla sardım.
Yüreğimi söktü arsız yalnızlıklar.
Yıkılacak gibi oldum seni beklediğim sokaklarda.
Ama pes etmeden her zorluğa senin sevdanla karşı durdum.
Ayrılık tepelerine tırmanırken yüreğim hep baharımsı nefesini soludum. . .
Heybeme erimez karları Yüreğime "sevda bilmez" ayazları doldursalar da Vazgeçmedim senden..
. . . YüReĞiNDeN . . .
Azmettim kazandım sevdamı davacı olmadım hüzünden kederden.
Uzaklarda olsan bile bir nefes alışını bahar bildim ömrümde bir gülüşünü mutluluk addettim yüreğimde.Seni severken hic durmadım hep sana sevdana yaşadım.İlaç bilmez acıların için siper ettim gögsümü fakir ömrümü.Üzülmedim seninleyken hep mutluluk bildim gülüşünü.Aldırmadım karanlık gecelere. Üşüdüğümde bir yorgan misali gülen gözlerine sarılıp
Mutluluklarına uzandım.
Yanında aldığım soluklarıhep kâr saydım mutluluk envanterine.Kalem olup gözyaşlarımı akıttım ağladım hasretinle ıslandım ama yüreğimde hep seni yaşattım.
Yalnızlığınla savaşıp
Seni "sensizlikte" yaşatan
Bir fakir yürek oldum ömrümde.
Bir gözyası bile düşmedi hüznümde.
Neden diye sorma
Gözlerimden düşen her gözyaşı sana idi ölümsüz sevdana idi.
Şimdilerde
Senyokken bile
Seni ölümüne sevmekle meşgulum.
Olur da acıların sararsa yüreğini
Karanlıklar boğarsa düşlerini
Bir nefesini ver ne olur
Yüreğimi siper eder bu can sana
Sevmek Deli Gibi
Sığdıramadım kalbime senin aşkını
Gülümseyiştin yüzüm de bazenleri iki damla göz yaşı.
Kalbime kelebekler bıraktın sanki ılık sularla kavruluyordu kalbim
Duygularım sana savruluyordu bakışlarında kaybolmak istiyordum yalnızca.
Yine yüzümde vardı yaşlar kalbimde ılık sevdan
Sen olmasan da yanımda beni sevmesen de saklarım aşkını içimde.
Bir soğuk titreyişti bedenimde senin aşkın.
Olmayışın sesizlik kaplamıştı yüreğimde bilmezdim
Aşk vuslattan gocunur mu?
Bu ne sihirdi böyle beni sana çeken ?
Seni gördüğümde heyecanım her zaman artıyordu
kalbim atıyordu divanece
Gözlerimi gözlerinden ayıramıyordum kızarıyordu yanaklarım sana bakınca…
Saf ve duru bakışların etkiliyordu beni
Kalbim de şeffaf sevdanı hissetiriyordu bana bakışların.
Kalbimi Deli gibi aşkını arıyor..
Ne kadar unutmak için çırpınsada başaramıyordu gönlüm.
Aşk fırtınasıydı bu umutlar savruluyordu içinde saf ve duru bakışlar
Rüzgar gibi esiyordu kalbimde amansızca esip geçiyordu.
Ağlıyordum hep rüzgarlar şarkı sözleri söylüyordu sanki..
Yerden düşen bir yağmur damlacığı gibiydim aslında ezilen ve kaybolan.
Sevda denizindeydim ben ordan oraya savrulan aşk fırtınasına mahsur kalan
Duygularım karşılıksızdı ama sevdam sen olmasan da devam ederdi ölene kadar
Beni hançerleyen aşkına...
Gülümseyiştin yüzüm de bazenleri iki damla göz yaşı.
Kalbime kelebekler bıraktın sanki ılık sularla kavruluyordu kalbim
Duygularım sana savruluyordu bakışlarında kaybolmak istiyordum yalnızca.
Yine yüzümde vardı yaşlar kalbimde ılık sevdan
Sen olmasan da yanımda beni sevmesen de saklarım aşkını içimde.
Bir soğuk titreyişti bedenimde senin aşkın.
Olmayışın sesizlik kaplamıştı yüreğimde bilmezdim
Aşk vuslattan gocunur mu?
Bu ne sihirdi böyle beni sana çeken ?
Seni gördüğümde heyecanım her zaman artıyordu
kalbim atıyordu divanece
Gözlerimi gözlerinden ayıramıyordum kızarıyordu yanaklarım sana bakınca…
Saf ve duru bakışların etkiliyordu beni
Kalbim de şeffaf sevdanı hissetiriyordu bana bakışların.
Kalbimi Deli gibi aşkını arıyor..
Ne kadar unutmak için çırpınsada başaramıyordu gönlüm.
Aşk fırtınasıydı bu umutlar savruluyordu içinde saf ve duru bakışlar
Rüzgar gibi esiyordu kalbimde amansızca esip geçiyordu.
Ağlıyordum hep rüzgarlar şarkı sözleri söylüyordu sanki..
Yerden düşen bir yağmur damlacığı gibiydim aslında ezilen ve kaybolan.
Sevda denizindeydim ben ordan oraya savrulan aşk fırtınasına mahsur kalan
Duygularım karşılıksızdı ama sevdam sen olmasan da devam ederdi ölene kadar
Beni hançerleyen aşkına...
Yüreğim Paramparça
Yine Yalnızları Oynuyorum Yüreğim Paramparça
Duygularımı Firara Vermişim Gönlüm Kara Yasta
Ey Sevgili Bir Kerecik Sevsen Ne Olurdu Beni
Ağlamaya Mahkum Olmuşum Bak Ben Bu Yaşta
İncindi Artık Yüreğim Olmaz Bir Kere Daha İflah
Geceler Zindan Oldu,Derman Olmuyor Derdime Sabah
Dilimden Düşmez Oldu,Derim Daim: Allah, Allah
Çekerim Bu Sevdanın Yüzünden Ben İllallah
Yalnızlığa Demir Atmışım, Kapkara Bulutlar Sarmış Etrafımı
Karanlıklar Yoldaşım Olmuş Göremez Olmuşum Şafağı
Mutluluğum Uçup Gitti Ellerimden,Boğmuş Beni Dertler Irmağı
Yaşamadım,Görmedim ömrümce Böylesine Karşılıksız Aşkı
Ölümü Özler Olmuşum Bu Sevdanın Yüzünden
Eminim Toprağın Beni Kendine Çekeceğinden
Ağlamak,Ağlamak Neden Gülemem Ki Ben
Umutlarımın aŞKIMIN vAzgecılmezi sensin
Düşdüm Bu Aşk Yüzünden Ben çıkmazlara
Umutla Bakamaz Oldum Artık Yarınlarıma
Karşılık Görmedim Hiçbir Zaman Sevdama..
Ortalık Zifiri Karalık üşüyorum
Duygularım üşüyor
Varlığın ürperdiyor Beni
Gecelerim üşüyor
Ne Sevdam Ne De Aşkım Kafi Gelmiyor Sana
Aşkım üşüyor
Kendimi Ifade Edemiyorum Sana
Kelimelerim üşüyor
Uzağı Yakın Etmiyor Sevdan Bana
Beni Sana Bağlayan Yollar üşüyor
Yıllar Getirmiyor Seni Bana
Yıllarım üşüyor
Matemlere Yaslara Boğulmuşum
Gözyaşlarım üşüyor
Ben Severken Bir Köşe De Unutulmuşum
Ne çare Ki Hayatım üşüyor...
Duygularımı Firara Vermişim Gönlüm Kara Yasta
Ey Sevgili Bir Kerecik Sevsen Ne Olurdu Beni
Ağlamaya Mahkum Olmuşum Bak Ben Bu Yaşta
İncindi Artık Yüreğim Olmaz Bir Kere Daha İflah
Geceler Zindan Oldu,Derman Olmuyor Derdime Sabah
Dilimden Düşmez Oldu,Derim Daim: Allah, Allah
Çekerim Bu Sevdanın Yüzünden Ben İllallah
Yalnızlığa Demir Atmışım, Kapkara Bulutlar Sarmış Etrafımı
Karanlıklar Yoldaşım Olmuş Göremez Olmuşum Şafağı
Mutluluğum Uçup Gitti Ellerimden,Boğmuş Beni Dertler Irmağı
Yaşamadım,Görmedim ömrümce Böylesine Karşılıksız Aşkı
Ölümü Özler Olmuşum Bu Sevdanın Yüzünden
Eminim Toprağın Beni Kendine Çekeceğinden
Ağlamak,Ağlamak Neden Gülemem Ki Ben
Umutlarımın aŞKIMIN vAzgecılmezi sensin
Düşdüm Bu Aşk Yüzünden Ben çıkmazlara
Umutla Bakamaz Oldum Artık Yarınlarıma
Karşılık Görmedim Hiçbir Zaman Sevdama..
Ortalık Zifiri Karalık üşüyorum
Duygularım üşüyor
Varlığın ürperdiyor Beni
Gecelerim üşüyor
Ne Sevdam Ne De Aşkım Kafi Gelmiyor Sana
Aşkım üşüyor
Kendimi Ifade Edemiyorum Sana
Kelimelerim üşüyor
Uzağı Yakın Etmiyor Sevdan Bana
Beni Sana Bağlayan Yollar üşüyor
Yıllar Getirmiyor Seni Bana
Yıllarım üşüyor
Matemlere Yaslara Boğulmuşum
Gözyaşlarım üşüyor
Ben Severken Bir Köşe De Unutulmuşum
Ne çare Ki Hayatım üşüyor...
Dile Getirmek..
Sevgin bağrımda gittikçe yer ediyor ta derinden
Emrine amadeyim söyle ki kurbanın olayım hemen
Belki takatim yetmez tükenir eyle ki sözün olayım ben
Zorluklara sevgili eyle belki razı olursun benden.
Ey sevgililerin en sevgilisi
Artık aşkım sana aşikar
Dile getirmek zor değil
Zalim duyarsa ne çıkar
Dertsiz kalamam ki derdimi seviyorum
Hakikat aşkın bağrımı yakar
Maksadım sensin teslim oldum maksada
Hey hayat ! keşke anlasalar onu ne kadar çok sevdiğimi.
Kelimeler yetersiz geliyor
Sözcükler anlatamıyor seni
Sevmek bile az geliyor
Göze alırım uğrunda ölmeyi
Metiyeler şiirler yazmak yetmez adına
Seni sevmek inan ki bambaşka
Tapılır inanın böyle bir aşka
Göze anlır her insan seninle bir ömür tüketmeyi..
Hiç kimsenin yüreği sen olmadı..
Seni sen yapan ben olmadım
Hiç kimsenin gözleri sen olmadı
Gözümdeki hüznü bilmedi yağmurlar…
Hiç kimsenin kimsesi olmadı senin kadar.
Sen bile sen olamadın benim kadar
Hiç kimsenin yokluğu yok etmedi yaşamı
Yokluğu bir ben bilirim,gözlerin kadar
Hiç kimsenin uzaklığı uzak olmadı bu kadar
Evren bile sonsuz değil,yokluğun kadar
Hiç kimsenin ölümü ölüm değil,senin gidişin kadar..
Emrine amadeyim söyle ki kurbanın olayım hemen
Belki takatim yetmez tükenir eyle ki sözün olayım ben
Zorluklara sevgili eyle belki razı olursun benden.
Ey sevgililerin en sevgilisi
Artık aşkım sana aşikar
Dile getirmek zor değil
Zalim duyarsa ne çıkar
Dertsiz kalamam ki derdimi seviyorum
Hakikat aşkın bağrımı yakar
Maksadım sensin teslim oldum maksada
Hey hayat ! keşke anlasalar onu ne kadar çok sevdiğimi.
Kelimeler yetersiz geliyor
Sözcükler anlatamıyor seni
Sevmek bile az geliyor
Göze alırım uğrunda ölmeyi
Metiyeler şiirler yazmak yetmez adına
Seni sevmek inan ki bambaşka
Tapılır inanın böyle bir aşka
Göze anlır her insan seninle bir ömür tüketmeyi..
Hiç kimsenin yüreği sen olmadı..
Seni sen yapan ben olmadım
Hiç kimsenin gözleri sen olmadı
Gözümdeki hüznü bilmedi yağmurlar…
Hiç kimsenin kimsesi olmadı senin kadar.
Sen bile sen olamadın benim kadar
Hiç kimsenin yokluğu yok etmedi yaşamı
Yokluğu bir ben bilirim,gözlerin kadar
Hiç kimsenin uzaklığı uzak olmadı bu kadar
Evren bile sonsuz değil,yokluğun kadar
Hiç kimsenin ölümü ölüm değil,senin gidişin kadar..
1 Haziran 2010 Salı
Küçük Bir Aşk Hikayesi

Önceleri bir oyun gibi gelir.
Eğlenceli ve senin istediğin bir oyun gibi...
Aslında onu ilk gördüğünde başlamıştır bu oyun.
Uzun süredir aradığını bulmuşsundur.
Artık bir hedefin vardır.
Ama bu hedefe ulaşırken
Oyunun seyirciliği biter zaman geçtikçe.
Sen başrolü alırsın gizlice
Farkına vardığında çoktan iş işten geçmiştir.
Başlarda sadece içten içe bir istektir senin için.
Ancak zamanla
Aklından çıkmıyordur artık.
Gördüğün her şey onu hatırlatır olmuştur.
Artık tesadüfler istemiyorsundur.
Her an onunla olmak için
Olmadık planlar yapmaya başlarsın.
Onu daha çok arar
Ona daha çok mesaj çekersin.
Ortak arkadaşlarınız arar
Ona daha kolay ulaşmaya çalışırsın.
Hep ondan bir işaret bekler.
Gözlerini gözlerinde buluşturmaya uğraşırsın.
Artık zaman senin için işkenceye dönüşmüştür.
Gözlerini boşluğa diker
Saatlerce onu hayal edersin.
Geceleri tavana bakarak
Sabahları zor bulur olmuşsundur.
Uyku girmez olmuştur gözlerine
Sızıp kaldığın yerde
Üstüne örtülmüş bir örtüyle uyanırsın.
Artık televizyon izlemek de zevksizdir...
Ona iyiden iyiye aşık olduğunu sandığında
Daha onun hakkında çok az şey biliyorsundur aslında.
Ona uzak olacağın küçük bir ayrılık yaklaştığında
İçin daralır fena halde...
"Artık ona açılmalıyım" fikirleri dolaşır beyninde
Ona sevgi sözcüklerini ima edersin
Ama cesaretini toplayıp da söyleyemezsin aşkını.
Bir gülüşünü dünyaya değişir olmuşsundur...
Bir gün gelir...
Artık dayanamaz olmuşsundur.
Ona sevgini söylediğinde
Görmek istersin hayalindeki sevgilinin gerçeğini...
Onun aklındaki tüm şüpheleri
Yenmek kolaydır yeminlerle...
Artık mutlusundur...
Zafer senin olmuştur...
Haftalar geçtikçe bir şeyler eksik gelmeye başlar.
Basit sorunlar çıkar vizyona bir bir...
Eleştiriler yağar sırayla...
Ya ilgin azdır ya da önem vermiyorsundur
Bahanelerde..
Düzeltmeye çalışırsın
Ama çırpındıkça batarsın..
Bir gün her şeyi unutur
Silersin bir kalemde.
Günler geçtikçe bir boşluk oluşur içinde.
Gururlusundur geriye dönemezsin
Ama ;
Dünyaları vereceğin insana Gururunu Hayatının herşeyini verirsin Gururunu bile alırsın ayaklar altına.
Artık her kapı çalındığında
Telefondaki her aramada
Onu beklersin.
Her şey onu hatırlatmaya başlar yeniden.
Kendini değiştirmeye karar verirsin bir gün
Onu aramaya cesaret edersin.
Olumsuz bir sözle yıkılacağını bile bile.
Kalbin her an onun için çarparken
Gördüğün her hata yok olmuştur
Artık bilirsin kİ
Sen aşıksındır
Ve aşkın gözü kördür..
24 Mayıs 2010 Pazartesi
Ben Diyemiyorum Sen Anla
Sana nasıl anlatsam bunu bilemiyorum...
Hani bülbül gül için şarkılar besteler...
Gülün kendisine ait olamayacağını da bilir...
Ama yine de gülün çevresinde pervanedir...
Ve gül için şarkılar yakmaya doyamaz ya...
Aslında demek istediğim...
Hani gül bülbül için daha bir başka açar...
Kokusunu her zamankinden daha fazla saçar...
Bülbülün o kokuyu duyması için elinden geleni yapar...
Yapar da bülbüle hiçbir zaman ait olamayacağını bilir ya...
Demem o ki, yani...
Hani kalem kağıdın aşkıyla tutuşur...
Akıtır içinde ne varsa kağıdın satırlarına...
Kalemin ucu bu alevden kor olur...
Mürekkebini tüketmeye razıdır da kalem...
Hiçbir keresinde kağıt dile gelmez, gelemez...
Kalemin aşkına karşılık veremez ya...
Anlatmaya çalıştığım şey...
Hani böyle Kız Kulesi, Galata Kulesi’ne uzaktan bakar...
Hiçbir zaman kavuşmalarına boğazın izin vermeyeceğini bilse de...
Sevdiceğine yunuslarla selam yollar...
Gene de aşkını dalgalara döker ya...
Uzun lafın kısası; şey yani nasıl desem...
Bir bülbül say beni güle şarkılar yakan...
Bir gül yerine koy beni bülbüle kokular saçan...
Bir kalem olayım bembeyaz sayfalara içini akıtan...
Ya da bir Kız Kulesi, boğaza karşı koyan...
Hani bülbül gül için şarkılar besteler...
Gülün kendisine ait olamayacağını da bilir...
Ama yine de gülün çevresinde pervanedir...
Ve gül için şarkılar yakmaya doyamaz ya...
Aslında demek istediğim...
Hani gül bülbül için daha bir başka açar...
Kokusunu her zamankinden daha fazla saçar...
Bülbülün o kokuyu duyması için elinden geleni yapar...
Yapar da bülbüle hiçbir zaman ait olamayacağını bilir ya...
Demem o ki, yani...
Hani kalem kağıdın aşkıyla tutuşur...
Akıtır içinde ne varsa kağıdın satırlarına...
Kalemin ucu bu alevden kor olur...
Mürekkebini tüketmeye razıdır da kalem...
Hiçbir keresinde kağıt dile gelmez, gelemez...
Kalemin aşkına karşılık veremez ya...
Anlatmaya çalıştığım şey...
Hani böyle Kız Kulesi, Galata Kulesi’ne uzaktan bakar...
Hiçbir zaman kavuşmalarına boğazın izin vermeyeceğini bilse de...
Sevdiceğine yunuslarla selam yollar...
Gene de aşkını dalgalara döker ya...
Uzun lafın kısası; şey yani nasıl desem...
Bir bülbül say beni güle şarkılar yakan...
Bir gül yerine koy beni bülbüle kokular saçan...
Bir kalem olayım bembeyaz sayfalara içini akıtan...
Ya da bir Kız Kulesi, boğaza karşı koyan...
20 Mayıs 2010 Perşembe
“Aşkı, yalnız aşkı anlat..

“Aşkı, yalnız aşkı anlat”diyorsun bana,anlatıyorum,dinlemiyorsun.
Aşka gözlerini kapayıp “Kalmadı böyle aşklar”diyorsun.
Sorma ozman,inanmadıgın seylerin peşinden koşma yazık.
Aşkımın ne kanıta ihtiyacı var ne kendini göstermeye.
Benm yaşadıgım düpedüz aşk,ya senin?
Hangimiz daha cesuruz sevgilim?
Hangimiz göze alabiliyoruz aşkımız için herşeyi?
Sen orada öylece bekliyorsun.
İstiyorsunki hep ben atayım adamları.Hep ben koşayım sana..
Ya sonra?
Ulaştıgımda sana yeterli olcakmı?
Başka ne isteyeceksin??Test etme aşkımı,buna ihtiyacım yok.
Gözlerime baksan,bir baksan,herşeyi unutarak baksan;
Aşkı göreceksin orada.
Oysa sen sıyrılamıyorsun kaygılarından.
Soyutlayamıyorsun kendini.
“Haydi gel bulutların üzerine çıkarıcam seni” demiyorumki ben…
Gerçekleşmesi mümkün olmayan hayaller sunmuyorumki sana.
Ben ne kadar gerçeksem;aşkımda o kadar gerçek.
Hatta bazen aşkımın beni aştığını bile düşünüyorum.
Çünkü herzaman seni yaşıyorum,her zaman seni taşıyorum yüregimde.
“Seni seviyorum” sözünü öylesine,iş olsun diye, ruhunu okşamak içn kullanan insanlardan değilim ben..
Sevdigimi söylüyorsam bunu gerçekden hissettigim için söylüyorumdur.
Dünyanın en dürüst insanı olmasamda konu aşk olunca kendimide senide kandıramam.
Biliyormusun aslında inanmaman seni sorunun.
Daha önce yaşadıgın mutsuz ve hüsran dolu ilişkilerin sorumlusu ben değilim.
Onların günahını ben taşıyamam..
Belkide kendine bırakmalıyım seni ne dersin?
Uzun uzun düşünmelisin ne hisseddigini.
Ama sevgilim,aşk öyle uzun uzun düşünülecek bir şey degil.
Aşıksan aşıksındır,bir an yeter aşk için.
Sadece bir an…
O anın büyüsüdür aşkı ölümsüz kılan.
Sen bulamamışsan,yakalayamamışsan o anı ne kadar düşünürsen düşün anlayamazsın aşka düşüp düşmedigini.
Yüregin anlatır sana zaten.
Aşıksan farklı atar yüregin,anlarsın bunu.
Ne git diyecegim sana,ne de kal.
benim aşkımın,benim için atacak bir yüreğe ihtiyacı var.
ya aç yüreğini büyüsün aşk içinde,ya da bulaşma aşka hiç bir zaman…
Satırlarıma ‘sen’ VE Özlemin dökülüyor::…
Sor bir:
Neden bu suskunluğum…
Neden bu yorgunluğum…
Neden bu boşluğum…
Cevabı bilinen soruları sormaya gerek olmadığını unutmuşum!
Boşver!
Duyma
Şiirler,mısralar,sözler,mektuplar, yazılar… ve daha birçok şey… sevgilinin Yokluğunda sevgili içindir.
O hep,ona karalanır,uslanmadan karalanır.ve uslanılmaz da yanıtsızlıktan. zaten Cevap beklenilse,yazılmaz.
Belki bekleyenler de vardır,ben beklemeyenlerden bahsediyorum.
Düşlerken, düşlenmeyi beklemeyenlerden,en çok da benden…
Beceremediğim tek şey durdurabilmek ve tüketebilme kalemimi,gerçi çabam da yok ya… Her an, her şekilde, yazar buluyorum kendimi:
Bazen parmağımın değdiği tuştan kelimeler türüyor…
Bazen kenarları boş kalmış çalışma sayfalarına mısralar dökülüyor…
Kırılmışsa ucum,diyorum kodla beynine,kaybolmasın, bir zaman paylaşırsın…
Yazıyorum işte…
Satırlar uzadıkça ömrüm mü kısalıyor,
Yıllar mı çürüyor,
Nefesim mi eksiliyor…
Yaşlanıyor muyum…
Bak, soru işaretleri yok artık.
Hep üç noktalar var.bilinmezliğine çıktığım yolculuğunda,iki noktalara, Açıklamalar ihtiyacım yok. ben cevaplarımı kendim veririm. beceremediğimde ise, Sorları çizerim…
Satırlar uzadıkça ömrüm mü kısalıyor…
Yıllar mı çürüyor…
Nefesim mi eksiliyor…
Yaşlanıyor muyum…
Uzattım ve bir yere varamadık yine…
ama susmuyorum…
Ben biraz daha eksik
Biraz daha yorgun,biraz daha yenik,
Hayat devam ediyor BİLİYORUM.
Artık kapalı yüreğim sENSİZLİĞE,yeni acılara yeni aldanışlara.
Umudun soğuk ikliminde defalarca yüzleştiğim geçmişLE...
VE BUGÜN...
SEN UZAKLARDA,BEN BURADA...Haykırıyorum SENİ Hala seviyorum..
Neden bu suskunluğum…
Neden bu yorgunluğum…
Neden bu boşluğum…
Cevabı bilinen soruları sormaya gerek olmadığını unutmuşum!
Boşver!
Duyma
Şiirler,mısralar,sözler,mektuplar, yazılar… ve daha birçok şey… sevgilinin Yokluğunda sevgili içindir.
O hep,ona karalanır,uslanmadan karalanır.ve uslanılmaz da yanıtsızlıktan. zaten Cevap beklenilse,yazılmaz.
Belki bekleyenler de vardır,ben beklemeyenlerden bahsediyorum.
Düşlerken, düşlenmeyi beklemeyenlerden,en çok da benden…
Beceremediğim tek şey durdurabilmek ve tüketebilme kalemimi,gerçi çabam da yok ya… Her an, her şekilde, yazar buluyorum kendimi:
Bazen parmağımın değdiği tuştan kelimeler türüyor…
Bazen kenarları boş kalmış çalışma sayfalarına mısralar dökülüyor…
Kırılmışsa ucum,diyorum kodla beynine,kaybolmasın, bir zaman paylaşırsın…
Yazıyorum işte…
Satırlar uzadıkça ömrüm mü kısalıyor,
Yıllar mı çürüyor,
Nefesim mi eksiliyor…
Yaşlanıyor muyum…
Bak, soru işaretleri yok artık.
Hep üç noktalar var.bilinmezliğine çıktığım yolculuğunda,iki noktalara, Açıklamalar ihtiyacım yok. ben cevaplarımı kendim veririm. beceremediğimde ise, Sorları çizerim…
Satırlar uzadıkça ömrüm mü kısalıyor…
Yıllar mı çürüyor…
Nefesim mi eksiliyor…
Yaşlanıyor muyum…
Uzattım ve bir yere varamadık yine…
ama susmuyorum…
Ben biraz daha eksik
Biraz daha yorgun,biraz daha yenik,
Hayat devam ediyor BİLİYORUM.
Artık kapalı yüreğim sENSİZLİĞE,yeni acılara yeni aldanışlara.
Umudun soğuk ikliminde defalarca yüzleştiğim geçmişLE...
VE BUGÜN...
SEN UZAKLARDA,BEN BURADA...Haykırıyorum SENİ Hala seviyorum..
19 Mayıs 2010 Çarşamba
Yüreğimden Gelen Güzel Ses Hala var

Ne çok yakışmıştık birbirimize..Ne çok Sevmiştik..Ne çok şey hayal etmiştik..Ne çok sevdirmiştik birbirimize birbirimizi..
Az görüşmemize rağmen ne çok şey yaşamıştık..Sanki ayrılığımızı bilir gibi en güzel anları bütün ömrümüz boyunca yaşayacaklarımızı o anlara sığdırmaya çalışmıştık..Ne çok şey yaşamıştık o zamanlarda..Ne çok Sevmiştik..Şimdi Sevmiyormuyuz? Ben Seviyorum hala..Uzağımda olsanda,kokunu duyamasamda yanımdaymışsın gibi daha çok Seviyorum..
Yalnızlığım Sensizlikten..Sen olsan, uzağımda olsan da yalnız kalmam ki ben..Yalnız saymam kendimi..Sen son Aşkım, Son Umudum olacaksın..Son Sendin. Senden başka yok.. Bilsem ki;hasta olacağım ve çare olarak yeni bir aşk olucak şifam! Yine de istemem Senden başka Aşk!!İstemem inan..Sensin benim ilacım herşeyim..Senden başka olmaz inan.. Olmadı..
İkimiz yakıştık herşeyden çok..Dünyadaki herşeyden çok ikimizdik birbirimize yakışan..Şimdi bu kadar yakışmışken yapılır mı? Ayrıık neden? Niye????
Bu kadar yakışır mı başkaları? Başka çiftler?Bu kadar güzel olur mu? Bu kadar güzel Aşık kim olabilir?
Kim Sevebilir? Kim Yaşayabilir bizim kadar?
Neden yarım kaldı herşey? Kalbim de yarım şimdi..Hatta yokki kalbim..Sende inan.. Herşeyim Sende..Yapmasaydın bunu bana...Ne yaparsan yapsaydın ama bırakmasaydın.. Yanında olsaydım uzağında olsamda öyle hissetseydim..Belki güzel bir masal, belkide bir rüyaydı gerçek olmayan..Ama ben mutlu oluyordum işte o hayalle, o rüyayla.. mutlu oluyordum..İnanmıştım, hemde gerçek gibi..Şimdi hayallerim yok..Rüyalarım kabus dolu.. Evim yok..Yatağım yok...Hiç bir şeyim yok..İnansaydım ölene kadar inandırsaydım kendimi varlığına..Yeter mi diyorsun? Bu Mutluluk Sana Yeter mi diyorsun?
Yetmedi işte yetmedi...Aldın hayallerim, aldın Umutlarımı..Yetse böyle mi olurdum? Yetse ikimizi bu kadar çok Severmiydim? Yetmedi..
Şimdi bana kalan yolunu beklemek..Ümitsizce..Çıkıp çıkmayacağını bilemeden beklemek..
Desen ki bana 10 yıl bekle! Beklerim İnan..Ama Soru işaretleriyle nasıl beklenir? Sen hiç Belirsizlik yaşadın mı? Ben şuan yaşıyorum işte..Belirsizliğin en belirginini yaşıyorum..
Beni Belirsizlikle başbaşa bırakma..İnan bana Yalnızlıktan daha çok zormuş ..
Yolunu beklemek kalsın bana..Beklerim..Ama yeterki bir gün çıkıp gel bana o yoldan.. Hiç bir şey olmamış gibi gel..Ben ikimizi sevmeye devam edeceğim hiç bir şey olmamış gibi..
Sevmeye devam edeceğim..
18 Mayıs 2010 Salı
Küçük Bir Krdeşin Güzel Bir Şiiri
ÇOCUKTUK O ZAMANLAR
Sevdalar gül yapraklarıyla duvarlara yazılırdı
Aşkı itiraf edemezdi çekingen tavırlar
Çocuktuk o temiz yüreğe,
Saklambaç oynar gibi,sakladık gerçekleri kendimizden
Ve sıcak bir böreği paylaşmayı sevda sandık
Dedim ya çocuktuk o zamanlar
Ama sevdaya daha bir güzellik kattı çocukluğumuz
Saf ve temiz bir aşk kuruntusu
Aslında aşktan ziyade sıcacık bir çocuk sevgisiydi bizimkisi
Rüyalarda masallardan okuduğumuz balolarda görürdük kendimizi
Sevdanın,çocukluğun her şeyin en saf ve temizini
Kahkahanın ağlamanın en içtenini yaşadık o çocuk yüreklerde biz
Eh biz çocuktuk o zamanlar…
HABİBE ŞÜKÜR
Sevdalar gül yapraklarıyla duvarlara yazılırdı
Aşkı itiraf edemezdi çekingen tavırlar
Çocuktuk o temiz yüreğe,
Saklambaç oynar gibi,sakladık gerçekleri kendimizden
Ve sıcak bir böreği paylaşmayı sevda sandık
Dedim ya çocuktuk o zamanlar
Ama sevdaya daha bir güzellik kattı çocukluğumuz
Saf ve temiz bir aşk kuruntusu
Aslında aşktan ziyade sıcacık bir çocuk sevgisiydi bizimkisi
Rüyalarda masallardan okuduğumuz balolarda görürdük kendimizi
Sevdanın,çocukluğun her şeyin en saf ve temizini
Kahkahanın ağlamanın en içtenini yaşadık o çocuk yüreklerde biz
Eh biz çocuktuk o zamanlar…
HABİBE ŞÜKÜR
13 Mayıs 2010 Perşembe
SONBAHAR MASALI

Bir masal yazdım sana aklına geldiğimde okuyacağın
Basrollerini seninle benim oynadığım
Kısa olan ama çok seyi anlatan yüreklere kazınan olsun
Hayatımı hayatını ya da hayatımızı anlatan
Bir sonbahar masalı aslında
Yaprakların umut ve ümitlerin kaybolduğu bir anda çıkıverdin karsıma
Merhaba dedin tatlı gülümsemenle kucak açtın yarınlara
Sana hayır demek mümkün değildi kaçamak bir bakıstan sonra
Kalp kırıklığı da oldu sonbahar yağmurunda
Günesin doğmasıyla düzeldi her sey
Sevmek ve sevilmek
Anlayabilmek ve hissedebilmek onun düsüncelerini
Böyleyse böyle değistirmemeli duyguları ve düsünceleri
Yalan olmamalı hiçbir sözde…
Yalansız ask olmalı gerçeklerle ayakta duran
Bir sende yasamalı o coskulu sevgiyi bir sende
Karar verilmis aslında yüreklerde son söz
Ağlıyoruz gülüyoruz
Yasıyoruz hayatı her sekliyle
Sorular cevapsız değil artık
Her soruya karsılık gelen bir cevap var
Son sözlerim artık gönüllere taht kurmalı sevdalar
Her insan yasamalı bu duyguyu
Herkes bilmeli ne yasattığını insana
Simdi söylesene masalın baskahramanı sen ne hissediyorsun?
8 Mayıs 2010 Cumartesi
Tüm ANNE'lerimiz için (TÜM ANNELERİMİZİN ANNELER GÜNÜN KUTLU OLSUN)
Nasıl anlatılır ki kelimelerle Annelerimiz.
Onlar ne muazzam bir varlık,onlar en büyük bir lütuf bizler için.Onlar ki yemedi yedirdi,içmedi içirdi hasta olduğumuzda sabahlara dek baş ucumuzda gözyaşları döken,bir tehlike sezdiğinde canını feda etmekten zerre kadar çekinmeyen tüm yaşamını çocuklarına adamış vefakar,cefakar ANNElerimiz…
”Cennet,anaların ayakları altındadır” hadis-i şerifinin 1400 sene önce işaret ettiği bu kutsal varlığımızın kıymetini biliyor muyuz acaba? Ömrünü çocuklarına adamış o muhteşem Annelerimizi,senenin bir günü mutlu etmek yeterli mi ? Senede 1 gün değil 365 Gün onların Günü olmalı AnLARIMIZ ve Tüm Annelerimiz Bizim En DEĞERLİ sevdıklerımız canlarımız ...
Sen benim elim,ayağım,gözümsün anam
Sen olmasan elim,ayağım tutmaz,gözüm görmez anam
Sen aldığım nefesim,içtiğim su oldun anam
Sen olmasan nefes alamam,su içemem anam.
Sensiz sabahlarım olmaz güneşim doğmaz anam
Sensiz gece gök yüzünde yıldızlarım parlamaz anam
Sensiz hayat dursun anam
Dönmesin şu yalan dünya anam
Çiceklerin en güzel kokususun sen anam
O güzel mis kokunu özledim anam
Sen başımın taçı kalbimin tek sahibisin anam..
Onlar ne muazzam bir varlık,onlar en büyük bir lütuf bizler için.Onlar ki yemedi yedirdi,içmedi içirdi hasta olduğumuzda sabahlara dek baş ucumuzda gözyaşları döken,bir tehlike sezdiğinde canını feda etmekten zerre kadar çekinmeyen tüm yaşamını çocuklarına adamış vefakar,cefakar ANNElerimiz…
”Cennet,anaların ayakları altındadır” hadis-i şerifinin 1400 sene önce işaret ettiği bu kutsal varlığımızın kıymetini biliyor muyuz acaba? Ömrünü çocuklarına adamış o muhteşem Annelerimizi,senenin bir günü mutlu etmek yeterli mi ? Senede 1 gün değil 365 Gün onların Günü olmalı AnLARIMIZ ve Tüm Annelerimiz Bizim En DEĞERLİ sevdıklerımız canlarımız ...
Sen benim elim,ayağım,gözümsün anam
Sen olmasan elim,ayağım tutmaz,gözüm görmez anam
Sen aldığım nefesim,içtiğim su oldun anam
Sen olmasan nefes alamam,su içemem anam.
Sensiz sabahlarım olmaz güneşim doğmaz anam
Sensiz gece gök yüzünde yıldızlarım parlamaz anam
Sensiz hayat dursun anam
Dönmesin şu yalan dünya anam
Çiceklerin en güzel kokususun sen anam
O güzel mis kokunu özledim anam
Sen başımın taçı kalbimin tek sahibisin anam..
7 Mayıs 2010 Cuma
Bİr Elİmde Mum DÜŞtÜm Yollara
Yİne Bİr Gecenİn Yarisi
Bİr Elİmde Mum DÜŞtÜm Yollara
Bu GÖzlerden Akan Sevenİn GÖzyaŞi
Bakakalir Ardindan Umutsuzlukla
HaykiriŞlar Sana Ey AŞk
Sende Unuttun Benİ Bİr Hayal Gİbİ
BomboŞ Ellerle Umutsuzca Bakmak
Umutsuz GÜndÜzÜn KaranliĞi Gİbİ
Ay IŞiĞinin Esİrİyİm Sayande
Sen Şİmdİ Adsiz Hayallerde
GÜnÜn AydinliĞida,karanlik
Senmİsİn Dertlerİn UmutsuzluĞu
Sankİ BoŞluklarda KayboluŞu
AŞkmisin Sen Adini HİssetmedİĞİm
Duygularin HanÇerİmİsİn Sen
UmutsuzluĞun Adi,yÜreĞİmdekİ Acimisin
HaykiriŞlarin Sessİz ÇiĞliĞisin
GÖren GÖzlerİn Umutsuz BakiŞimisin
Her AĞlayiŞin Ardindan
Susan SÖzlerİn Anlamimisin
Hayallere DaldiĞinda AĞlarmisin
Umutsuz Ve Yarinsiz OlduĞunu
DÜŞÜndÜnmÜ? Gecelerce Sen
AĞlamak İstedİĞİnde,aĞlayamadiĞin
KonuŞmak İstedİĞİnde,konuŞamadiĞin
SÖyle Ey AŞk Bunlari Bİlİrmİsİn Sen
Sen Zalİmsİn AŞk,ne Gelİr Elden
Ayriliklar YaŞanir,gÖzler Sulanir
YÜrekler DaĞlanirda Umursamazsin
Haykiriyorum İŞte Sevdami
En İÇten YaŞiyorum Acimi
Sana Seslenİyorum Zalİm AŞk
Duymuyorsun Sen Feryadimi
YaŞadiĞim ÜmİtsİzlİĞİmİ
Zalİmde Olsan AŞksin İŞte
YÜreklerde YaŞarsin,sevİnce
Gel GÖr Şİmdİ Ne Haldeyİm
Zalİm AŞk YÜzÜnden BİÇareyİm
AŞk YÜzÜnden Oldum Umutsuz
Şİmdİ AŞk İÇİn Yandim Ben
Sokaklarda Oldum Bİr Serserİ
Ben Senİn Eserİnİm Zalİm AŞk
Bİr Elİmde Mum DÜŞtÜm Yollara
Bu GÖzlerden Akan Sevenİn GÖzyaŞi
Bakakalir Ardindan Umutsuzlukla
HaykiriŞlar Sana Ey AŞk
Sende Unuttun Benİ Bİr Hayal Gİbİ
BomboŞ Ellerle Umutsuzca Bakmak
Umutsuz GÜndÜzÜn KaranliĞi Gİbİ
Ay IŞiĞinin Esİrİyİm Sayande
Sen Şİmdİ Adsiz Hayallerde
GÜnÜn AydinliĞida,karanlik
Senmİsİn Dertlerİn UmutsuzluĞu
Sankİ BoŞluklarda KayboluŞu
AŞkmisin Sen Adini HİssetmedİĞİm
Duygularin HanÇerİmİsİn Sen
UmutsuzluĞun Adi,yÜreĞİmdekİ Acimisin
HaykiriŞlarin Sessİz ÇiĞliĞisin
GÖren GÖzlerİn Umutsuz BakiŞimisin
Her AĞlayiŞin Ardindan
Susan SÖzlerİn Anlamimisin
Hayallere DaldiĞinda AĞlarmisin
Umutsuz Ve Yarinsiz OlduĞunu
DÜŞÜndÜnmÜ? Gecelerce Sen
AĞlamak İstedİĞİnde,aĞlayamadiĞin
KonuŞmak İstedİĞİnde,konuŞamadiĞin
SÖyle Ey AŞk Bunlari Bİlİrmİsİn Sen
Sen Zalİmsİn AŞk,ne Gelİr Elden
Ayriliklar YaŞanir,gÖzler Sulanir
YÜrekler DaĞlanirda Umursamazsin
Haykiriyorum İŞte Sevdami
En İÇten YaŞiyorum Acimi
Sana Seslenİyorum Zalİm AŞk
Duymuyorsun Sen Feryadimi
YaŞadiĞim ÜmİtsİzlİĞİmİ
Zalİmde Olsan AŞksin İŞte
YÜreklerde YaŞarsin,sevİnce
Gel GÖr Şİmdİ Ne Haldeyİm
Zalİm AŞk YÜzÜnden BİÇareyİm
AŞk YÜzÜnden Oldum Umutsuz
Şİmdİ AŞk İÇİn Yandim Ben
Sokaklarda Oldum Bİr Serserİ
Ben Senİn Eserİnİm Zalİm AŞk
Unutumam!!

Böyle çok severken seni
Ayrılmak mümkünmiki düşüncelerden
Veda edebilirmiyim sessizce
Düşünmeden yolun sonunu
Yürüyebilirmiyim ben,sensiz
Ağlıyorum yine bugün
Yüreğim ıslak,ellerim donmuş
Hayallerimmiydi beni derinlere götüren
Sen değilmiydin benim umudum
Yüreğimde sebepsiz bir acı
Aşkın hançeriyle yaralanmışım
Ellerin kayarken avuçlarımdan
Ben öylece bakabilirmiyim ardından
Yine daldım hayallere
Aldırış etmiyorum gidişine
Gözlerim istemiyormu seni
Ya yüreğim,yüreğimdemi istemiyor
Yüreğim yaralı bir kuş gibi ürkek
Nasıl istemezki gözlerim seni
Bazen ağlayamıyorum bile
Nasıl bir aşk bu
Hem yanında olmak istediğim
Hemde yanında olmaktan korktuğum
Unutmak belkide en iyisi
Böyle çok severken seni
Unutabilirmiyim,sessiz sedasız
Gözyaşlarımın içinde ararken seni
Yüreğim,yüreğine kenetlenmiş gibi
Böyle çok severken seni
Unutmak imkansız her şeyi
Bu aşkı sensiz yaşamak
Nefes alamamak gibi zor
Yüreğim böyle severken seni
Unutamam sevdiğim
Unutamamki...
Aşk DelilikTir

Aşk ellerindir,
Aşk gözlerindir,
Aşk gurbetindir,
Aşk sıladır,
Hasrettir...
Aşk acındır,
Aşk gözyaşındır,
Aşk hatırandır,
Cüzdanımdaki resimdir...
Aşk yolunu beklemektir,
Aşk postacıyı gözlemektir,
Aşk deliliktir,
Yüreğindeki dikendir...
Aşk yıldızlara salıncak kurmaktır,
Aşk dalgalara seni sormaktır,
Aşk sensiz seni yaşamaktır,
Geceye karşı adını bağırmaktır...
Aşk,yaşamaktır;
Aşk paylaşmaktır,
Aşk,doyasıya,
Kıyasıya,
Ölesiye,
Seni seviyorum! demektir
27 Nisan 2010 Salı
Yaz Yağmurum :)

Ahh bu benim sevgim…ah benim bu ölçülmeyen aşkım…sevgi nedir aşk nedir seninle tattım ben…delicesine bağlanmak,gözünü karartarak sevmek nedir seninle bildim…nasıl da düştün yüreğime aniden..nasıl da değdin yüreğimin en hassas noktasına…nasıl da huzur getirdin dünyama…acını bile çekmek mutluluk geldi bana…bu acı sevdiğimin acısı diyip daha da güçlendim bazen…bazen de yoruldum,ne gücüm kaldı ne de ayakta duracak takatim…çok vazgeçtim hayattan hiçbir şeyi görmedi gözlerim…dünya çok anlamsız geldi bana,ne yaşanmaya değerdi o vakitlerde ne de nefes almaya…ama yüreğime sorduğumda her zaman senin adını fısıldadı bana..sessiz ve sakince….beyaz güvercinin var dedi…onun sevgisi var yüreğini çevreleyen…onu bırakıp gidemezsin dedi yüreğim…ve yine gözümün önünde hayalin ve ellerimde ellerinin sıcaklığıyla döndüm hayata…tam vazgeçmişken dünyadan geldin kondun avuçlarıma beyaz güvercinim..yüreğimi ısıtıp gözlerimin yaşlarını silerek bağladın yeniden beni hayata…
Ahh benim sevdalı başım…ah benim çaresizlikler içinde boğulan bu acılı kalbim…nasıl br sevdadır ki bu kalbimi ateşler içine atıp acımasızca yakan..nasıl bir sevdadır ki bu sevdiğinin bir küçük tebessümüne bile razı olan…nasıl bir sevdadır ki bu her aldığım nefeste onun sevgisini içime çektiğim…nasıl bir ateşe düştüm ki ben ona kul oldum…uykularımdı hayatımın en çok sevdiğim kısımları…çünkü gözlerimi her kapadığımda gözlerimin önünde sadece beyaz güvercinimin hayali var....sadece onunla ben vardım adeta….her gözlerimi açtığımda benim günümü aydınlatan güneş değil sensin…yüzümde bir tebessüm olduğunda bilki seni düşündüğümdendir…gözlerim yaşlı olduğunda ise bilki yanan kalbimin yansımasıdır…ellerim sımsıcaksa bilki ellerini avuçlarımda hissettiğimdendir…eğer kahkahalarla gülüyorsam hayata sen varsındır yanımda…boynumu büktüğümde ise gitmişsindir arkana bakmadan…
Ne varsa hayatta bana dair hepsi sensin…başımı gökyüzüne çevirsem ordaki yıldızlardan birisinde o gülen yüzün…dalsam denizin mavisine sahillere vuran hırçın dalgalarla bana gelen yine sen….sımsıcak güneşin altında otururken gözlerimi kamaştıran her güneş ışığında yine sen varsın…yürürken yağan yağmurla gökten bana inen ve gözlerimin yaşlarıyla yüzümde buluşan her yağmur damlası yine sen…yaşamımdaki tüm renklerdesin…bazen gülün kırmızısındasın her baktığımda aşkımın aklıma geldiği….bazen ise menekşelerin morundasın baktığımda mutluluğumun aklıma geldiği…bazen de orkidenin beyazındasın baktığımda hüzünlendiğim…
Hayatıma doldun en beklenmedik anda….gözlerimle kavuştuğum sen yüreğime indin sonra…yüreğimi öyle bir sardın ki karşı koyamadım sana…acılara salınan bu yüreğin yaralarını sen sardın…küçücük bir tebessümün en büyük mutluluğum oldu benim…göz göze gelmeye korktum çoğu zaman bana baktığında eriyeceğimden korktum..gözlerine daldığımda kaybolacağımdan çekindim…ama yine de alamadım gözlerimi güzelliğinden…yandım aşkınla..kavruldum adeta…sevginle tutundum hayata,aşkındı beni yaşatan…gücümü aldığım sendin…sanki senden öncem yoktu…hayatım seninle başladı…senden öncesi yoktu senden sonrası olacaktı bundan sonra…
21 Nisan 2010 Çarşamba
Beyaz Güvercinim CAN Meleğim

Ne güzel şey seni seviyorum demek
Sevdiğini söyleyebilmek ne güzel.
Her baharda, gece gündüz,
Her saniye seni seviyorum,
Seni seviyorum,
Seviyorum seni diyebilmek ne güzel ..
Çünküsü yok, nedeni yok seni sevmenin,
Zamanı hiç yok.
Dakikalar zaman üstü..
Utangaç bir gecenin kucağında,
Yağmurlar vuruyor pencereme,
Aşkın vuruyor kalbimin kıyılarına.
Gecenin bu çıldırtan yalnızlığında,
Aşkın ayak seslerini duyuyorum yüreğimde.
Ve hasretini içimde
Seni seviyorum..
Sesini duymak istiyorum
Uyumadan önce,
Sabahlara kadar konuşmak,
Hiç kapatmamak telefonu.
Aynı düşlere uyumak sonra
Ve uyanmak aynı güneşe.
Daha bir güzelleştim son günlerde,
Gözlerimin içi parlıyor,
Kabıma sığdıramıyorum aşkı.
Gülmek geliyor içimden,
Sokaklarda koşar adım yürümek,
Tanıdık tanımadık herkese selam vermek.
Merhaba ülkemin güzel insanları,
Hepinize, hepinize merhaba!
Sizi de seviyorum ..
Yağmuru, denizi, kokusunu toprağımın
Gök mavisinde güvercinleri, martıları
Dağ eteklerinde gelincikleri seviyorum ateş kırmızısı.
Bindallılarıyla köy kızları ve elleri hamur kokan anaları,
Hepsini sende seviyorum.
Seni seviyorum .
Senin sevdiğin gibi topluyorum saçlarımı,
Siyah kazağımı daha çok yakıştırıyorum kendime
Ve daha çok seviyorum limonlu çayı..
Senin sevdiğin herşeyi seviyorum.
Türkülerini memleketinin,
Fener'i, Karakartal'ı senin için,
Davamızı ve şiiri sende seviyorum.
Seni seviyorum.
İyi ki doğdun, iyi ki varsın.
Seni çok seviyorum,
Seni çok seviyorum.
Yaşamaksa seni sevmek,
Ben hiç ölmedim,
Seni seviyorum...
BEYAZ GÜVERCİNİM SENİ ÇOK AMA ÇOK SEVİYORUM!!!!
Aşk Senin ADIN

Acaba cennet dedikleri yer,
Kuşların uçarken avlanmadığı,
Ağaçların yeşilinin kurumadığı,
Çiçeklerin solmadığı,
Karşımda hayalinin değilde,
Bizzat senin olduğun bir yer mi?
Acaba cehennem dedikleri yer,
Sensizliğin ta kendisi mi?
Ve ateşleri,
Senin hasretinden mi?
Kimsenin görmediği,
Meleklerin meleği,
Rüyaların tek dileği,
Herkesin peşinden koştuğu,
Yoksa birtanem,
O Peri Sen misin?
Deliyim ama seviyorum

Deli çocuğun gözyaşlarıydı akan.Sıcaklık hissini unutturan yalancı baharlardı rüyasında ve sessizlikte kayboldu donuk bakışları;kimse acımasın diye.
Bir kez düştümü sevgisizliğesarılmıştı üstüne gecenin karasıaydınlıkta neydi?Yolüstü meyhanesi kapısında eline geçirdi tüm özgürlükleri.Farklıydı işte herkestengecenin sabahını ezbere bilirdi.O ufacık yüreğiyle yıldırımlara karşı koyardı ya da yorgun düşerdi ayaz vururken saçlarına.Tüm sırlarını bilirdi sokak kaldırımlarının.Dertlerini dinlemişti bir kerebilmeden olmazdı.Severdi kaldırımlarıkaldırımlar ona kim olduğunu sormazdı hiçbir zaman.Soranlarada neydikimse kim neyse neydi...Kimi akşam yağmurun çocuğuydu kimi akşamda gökleri delen uçakların.Her halini bilirdi yıldızların onları sayarak uyurdumasal dinleyenlerin penceresi altında.Bir masalda kendi olurdu rüyasında.Her gece aynı rüyada gülümser titredikçe daha bir sarılırdı rüyasına.Sabahlar onu beklerkençıplak ayakları tutulurdu gece ayazlarına.Ne olursa olsun uyanmalıydı!O sürüyordu şehiriçi otobüsleritrenleri o kaldırıyordu ve her gün balık ısmarlıyordu sokak kedilerinekesin uyanmalıydı...Sokak lambaları sönmeden uyanırdı ya kimse bilmezdi derdini.Uyunmazdı ki tek başına soğuk gecenin koynunda.Oysa artık hissetmeyecekti gecenin iki yüzünü ve her gün o kaldırmayacaktı trenlerişehiriçi otobüslerini.Teke Ali bilye çalamayacaktı cebinden ve gelip geçenden huzur dilenmeyecekti...Oysa yürümeden koşmayı öğrenmişti betonlarda çıplak ayakla.Şimdi soğuk bedeninde daha soğuktu ayakları.Başında toplananlara inat masum bir hüzündü gözlerindeki ve ilk defa biri üstüne bir şeyler örtüyordu...Solgun yüzü bir daha daldı mavi göklereçekilin der gibiydi bakışları.Son kez baktı ölümlülere.Her şeyi size bırakıyorum diyordu;uçaklarımıgemilerimiotobüslerimi ve pencere altı masallarımı.bıraktıda...Sonsuz uyuyacaktı artıkminik elleri sızlamayacaktı.Sonra sıcak bir el dokundu yüzüne.Açık kalan gözleri son kez kapandı.O an acıdı tüm insanlara.Onlarsa yüzündekini kan sanıyorlardı ama akan deli çocuğun gözyaşlarıydı...İste kendmı koyuyorum delı cocugun yerıne belkı benım gozyaslrımda aynen akacak bu sekılde kımse neden dıye sormaycakk yıne yollar yazmam sebeb oldu buu guzel şiirlerii bırı delı olsa bırı akıllı olsa oda sevıyor bırılerınıı :)
Sen İşte Meleğim sen..

Aşk yıkıntılarıyla dolu kalbim
Sanki ucu bucağı olmayan kara bir boşluk
Örümcek ağı sarılı dört bir yanım,kurtuldukça içime dolanıyorum
Ne zaman çözsem bağlarımı, bir şekilde iç içe giriyor ruhum.
Bunların sebebi ne mi?
Tabi ki sensin, beni kendine bu kadar bağlamasaydın
Bu kadar aşık etmeseydin, ya da hiç olmazsa bitirseydin kendini bende.
Bunların hiç biri yaşanmayacaktı.
En güzel yanımdın, en büyük acım oldun.
Bazen düşüncelerimin içine hapsediyorum kendimi
Seni düşünüyorum, senli zamanlarımı.
Neden unutamıyorum ki diyorum.
Acaba çok mu mutluyduk, ne paylaştık ki bu kadar vazgeçemiyorum diyorum.
Sonra bir anda farkında varıyorum...
Biz Seninle, Büyük bir aşkı yeni doğmuş bir çocuk masumluğuyla yaşadık.
Çıkarsız, saf ve lekesiz..
Artık biliyorum vazgeçilmez oluşunun sırrını...
İçimde taşıdığım kocaman Sen, SEN'im var benim..
Yanımda olmasan da canımın bir yanı daima senin, sana ait..
Ve Asla bir başkasının olmayacak
20 Nisan 2010 Salı
Birinin sevgilisi olmak..

Birinin sevgilisi olmak.. Başka hiç kimse tarafından dokunulmamak, konuşulmamak, bakılmamak hatta! Biraz korunmak, biraz şımarmak... Bir kaç çeşit yemek yapmak, İstiklal caddesinde sıkı sıkı elini tutmak, belki film izlemek ama mutlaka çekirdek çitlemek, bi yerlerde çay içmek, Pazar sabahı kahvaltısı etmek uzun uzun, sahilde yürüyüş yapmak gibi küçük ama zor heveslerim var!... Kek yapmayı da öğrenmek lazım aslında bi ara! Sabahları uyandığımda "günaydın sevgilim" mesajları görmek istiyorum telefonumda. Gün içinde özlediğim birisi olsun istiyorum. Özlemek istiyorum birini. Çok özlersem dayanamayıp gidip sarılmak istiyorum. Dayanamamak istiyorum! Çalışırken, düşünmek istiyorum sonra onu! Aklımda olduğu için gülümsemek istiyorum ara ara... Gülümsediğim için daha çok çalışmak... Birini sevmek istiyorum; hiç kimseyi sevmediğim gibi, biri sevsin istiyorum beni, hiç sevilmediğim gibi... Biri o kadar çok sevsin ki beni, hatalarımı da sevsin istiyorum! O kadar çok sevsin ki; hata yapmaktan ödüm kopsun! Kıskansın istiyorum biri beni! Sorsun istiyorum "neredesin" diye, "Hımm kim aradı bakayım" diye! Ben sormam ama, korkmasın. O sorsun.. Biliyo musun ne oldu?" ile başlayan heyecanlı cümlelerimin sonuna kadar tahammül etsin istiyorum biri bana. Mutlaka ipe sapa gelmez bir şey olmuştur ama dinlesin sonuna kadar. Ya bi yavru kedi macerası ya da işte ona benzer bir şeyler olmuştur. Ben de her seferinde sanki bahçeyi kazmışımda hazine bulmuşum gibi heyecanla ve öneminin üzerine basa basa anlatırım ya, dinlesin işte. "Ya, evet, çok mühim bir şeyler olmuş" falan desin bi de sonunda... Birinin elini tutmakla, birinin elini, sıkı sıkı tutmak arasında çok fark var! Ya tutarsın ya da tutmazsın ya da, tutmuş gibi yaparsın işte. Ben yapmam! Bunu zaten bilirsin. Kimin elini tutacağını yani. Deneyerek bulmazsın. Sadece bilirsin. Bilmek! Açıklaması yok. Ve ben elini sıkı sıkı tutmayacağımı bildiğim hiç kimseyle İstiklal caddesine gitmeyeceğim! Heyecanla ve özene bezene olmadıktan sonra kimseye yemek yapmayacağım! Repliklerin bir anlamı yoksa, kimseyle film seyretmeyeceğim. Zaten çekirdeği unutsun bile, asla olmaz:):)
19 Nisan 2010 Pazartesi
Sabaha karşı bir düş kurdum...
Sabaha karşı bir düş kurdum...Yalnızlığımın eşiğinde, acabalarımın senfonisi çalıyordu.. Belkilerim vardı.. Birde , birde sensizliğim..Sabaha karşı bir düş kurdum...Sen bundan habersiz.. Benden habersiz uyurken..Düşlerimi gezdirdim..Uykusuzluk diyarının tenha caddelerinde.. Ve düşüncelerimin hiç bilinmedik, ıssız köşelerinde, sen oldum..Sabaha karşı bir düş kurdum..... Seni kurdum zamansız..Ve amansız.. Ve herşeyi yanıma alarak, adımlarının gölgesi oldum..Sen oldum.. Sensizlik oldum..Sabaha karşı bir düş kurdum...Düşümde güneşi, güneşte aydınlığı, aydınlıkta seni, sende ise kendimi buldum.. Neler yazmadımki adına... "Baş harflerini nerelerde kullanmadımki, hatta noktasızlaranokta koyup, adını bile kısalttım, kimse bilmesin diye.." Mana aradım.. çözümsüzlüğün ortasında ...Sabaha karşı bir düş kurdum...Gecenin en sonuna gidiyor..Günün ilk ışıklarını karşılıyordum..Saat dördü vururken....Ben hala seni düşünüyordum.. "Sen yoktun biliyorum..Benimkisi, çok uzaklarda, bilkinmedik bir şehrin, en kuytu en karanlık , şimdilerde özlem dolu bir evin değişmesini bekleyen patlamış ampulu gibi,Işıksız geceleri aydınlatma hevesi..." Özlem dolu bir insan ne yapıyorsa ben de onu yapıyordum.. Sensizliğe doğru yürüyor, dönüp bakmadan ardına.. Gidiyordum işte..Gidiyorum....
Kaydol:
Yorumlar (Atom)